. Artvin Barosu’nda yapılan basın açıklamasında Av. Elif Özer:” Yine 8 Mart; yine Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlamaları... Her yıl aynı hamasi söylemler, aynı vaatler, aynı etkinlikler, aynı protestolar... DeÄŸiÅŸen bir ÅŸey yok” dedi.
Av. Elif Özer 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü sebebiyle Artvin Barosu’nda yaptığı basın açıklamasında, kadınların hâlâ sadece cinsiyetinden dolayı, kadın olduÄŸu için, dövüldüÄŸünü, cinsel tacize ve tecavüze uÄŸradığını, töre ve namus cinayetleri adına öldürüldüklerini, iÅŸkence gördüklerini, hor görüldüklerini söyledi. Av. Özer açıklamasını ÅŸöyle sürdürdü: Kadınlarımız arkadan yürüyor, okutulmuyor, bilim ve bilgiden yoksun bırakılıyor. ÇoÄŸunluÄŸu, baÅŸlık parası, berdel, zorla evlendirme, küçük yaÅŸta evlendirme, imam nikâhı ile evlendirme, birden fazla beraberliÄŸe zorlanma, dayak, ekonomik olarak gelirinin elinden alınması gibi fiziksel, ekonomik ve cinsel ÅŸiddete maruz kalmaktadır” dedi
Av Elif Özer açıklamasının sonunda: “Gönül isterdi ki...tarlada çalışan kadın bir günlüÄŸüne dahi olsa çalışmasın. Gönül isterdi ki...Sinemaya gitti diye bir kadın kardeÅŸi tarafından
öldürülmesin...Gönül isterdi ki....kocası ölünce sorgusuz sualsiz,kocasının kardeÅŸiyle

evlendirilmesin....Gönül isterdi ki....ensest kurbanı olmasın....Gönül isterdi ki en yakınları tarafından eÅŸya gibi pazarlanmasın... gönül isterdi ki....aile içi eÄŸitime öncelikli kız çocuklarından baÅŸlansın....gönül isterdi ki....8 mart çiçekleri..sadece dr.kadın..mühendis
kadın..öÄŸretmen kadına gitmesin” dedi.
EÄŸitim düzeyine göre iÅŸ gücüne katılım oranı, yüksek öÄŸretim mezunu kadınlarda yüzde 70, lise altı eÄŸitimlilerde ise yüzde 22 olarak gerçekleÅŸiyor. Türkiye´deki öÄŸretim elemanlarının yüzde 39´unu, profesörlerin, doktor ve operatörlerin yüzde 29´unu, mimarların yüzde 37´sini, avukatların ise yüzde 33´ünü kadınlar oluÅŸturuyor. Kadınlara yönelik ÅŸiddet eylemlerinin en belirgin nedeni, toplumda kabul gören genel ahlak ve namus anlayışı. Bu anlayışa uymadığı iddia edilen kadınlar, ÅŸiddetle cezalandırılıyor. Yaralama ve öldürme gibi ağır ÅŸiddet eylemleri toplumsallaÅŸtırılıyor, geleneksel ahlak ve namus anlayışıyla meÅŸrulaÅŸtırılıyor. Belli iÅŸ ve mesleklerin kadınlara uygun görülmemesi, görev dağılımında adil davranılmaması, ekonomik kriz dönemlerinde önce kadınların iÅŸten çıkarılması, özellikle kayıt dışı sektörde ücretlerin düÅŸük tutulması gibi ayrımcılık örnekleriyle karşılaÅŸan kadınlar, daha düÅŸük statülü ve ücretli iÅŸlerde çalışmaya razı oluyor.
Süreli ve geçici çalışma, sosyal güvencesizliÄŸi beraberinde getirirken, ev kadınlarına isteÄŸe baÄŸlı sigortalılık olanağı ise primlerin yüksekliÄŸi, prim ödemede eÅŸe bağımlı olma ve yeterli bilgi sahibi olmama nedeniyle sınırlı kalıyor.Ev ve iÅŸ yaÅŸamını uzlaÅŸtırma konusunda sorun yaÅŸayan kadınlar, çalışma yaÅŸamlarını kısa sürede bitiriyor ya da kariyerde yükselme doÄŸrultusunda tüm potansiyelini ortaya koyamıyor. Çocuk, yaÅŸlı ve hasta bakımı gibi yükümlülüklerle de baÅŸ etmek durumunda kalan kadın, kreÅŸ, gündüz bakımevi gibi sosyal destek kurumlarının da yeterli sayıda olmaması nedeniyle sıkıntı yaşıyor.
Köyden kente göçün yoÄŸun olarak yaÅŸandığı Türkiye´de, köyde iÅŸ gücünde yer alan kadın, kentte yeterli eÄŸitim ve mesleki beceriye sahip olmadığı için kent iÅŸ gücü piyasasına giremiyor. İş gücüne katılmayan 100 kadından 63´ü neden olarak "ev kadını" olmalarını gösteriyor. Gelir azlığı nedeniyle çalışmak zorunda olanlar ise sosyal güvencesiz düÅŸük statülü-gelirli iÅŸlerde istihdam ediliyor. Kadın iÅŸ gücünün en çok istihdam edildiÄŸi hizmetler sektöründeki iÅŸ alanlarından bazıları özellikle "kadınlar için uygun alanlar" olarak toplumsal kabul görüyor. Sanayi sektörü, özellikle imalat sanayi, halen kadın iÅŸ gücünün sınırlı olduÄŸu sektör özelliÄŸini koruyor. Aynı sektördeki tekstil, gıda, hazır giyim gibi emek yoÄŸun sanayi dalları için kadınlar tercih ediliyor.
İstihdamda yer alan kadınların yüzde 64´ü herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışırken, bunların da yüzde 59´unu ücretsiz aile iÅŸçisi kadınlar oluÅŸturuyor. Ücretli veya maaÅŸlı çalışan kadınların yüzde 22´si, yevmiyeli kadınların yüzde 94,5´i, iÅŸveren kadınların yüzde 29´u, kendi hesabına çalışan kadınların yüzde 92´si herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna baÄŸlı deÄŸil.Gönül baÅŸka türlü olsun isterdi ama ....gönül isterdi ki...tarlada çalışan kadın bir günlüÄŸüne dahi olsa, çalışmasın gönül isterdi ki...sinemaya gitti diye bir kadın kardeÅŸi tarafından öldürülmesin...ödemede eÅŸe bağımlı olma ve yeterli bilgi sahibi olmama nedeniyle sınırlı kalıyor.
Ev ve iÅŸ yaÅŸamını uzlaÅŸtırma konusunda sorun yaÅŸayan kadınlar, çalışma yaÅŸamlarını kısa sürede bitiriyor ya da kariyerde yükselme doÄŸrultusunda tüm potansiyelini ortaya koyamıyor. Çocuk, yaÅŸlı ve hasta bakımı gibi yükümlülüklerle de baÅŸ etmek durumunda kalan kadın, kreÅŸ, gündüz bakımevi gibi sosyal destek kurumlarının da yeterli sayıda olmaması nedeniyle sıkıntı yaşıyor.Köyden kente göçün yoÄŸun olarak yaÅŸandığı Türkiye´de, köyde iÅŸ gücünde yer alan kadın, kentte yeterli eÄŸitim ve mesleki beceriye sahip olmadığı için kent iÅŸ gücü piyasasına giremiyor. İş gücüne katılmayan 100 kadından 63´ü neden olarak "ev kadını" olmalarını gösteriyor. Gelir azlığı nedeniyle çalışmak zorunda olanlar ise sosyal güvencesiz düÅŸük statülü-gelirli iÅŸlerde istihdam ediliyor.
Kadın iÅŸ gücünün en çok istihdam edildiÄŸi hizmetler sektöründeki iÅŸ alanlarından bazıları özellikle "kadınlar için uygun alanlar" olarak toplumsal kabul görüyor. Sanayi sektörü, özellikle imalat sanayi, halen kadın iÅŸ gücünün sınırlı olduÄŸu sektör özelliÄŸini koruyor. Aynı sektördeki tekstil, gıda, hazır giyim gibi emek yoÄŸun sanayi dalları için kadınlar tercih ediliyor.İstihdamda yer alan kadınların yüzde 64´ü herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışırken, bunların da yüzde 59´unu ücretsiz aile iÅŸçisi kadınlar oluÅŸturuyor. Ücretli veya maaÅŸlı çalışan kadınların yüzde 22´si, yevmiyeli kadınların yüzde 94,5´i, iÅŸveren kadınların yüzde 29´u, kendi hesabına çalışan kadınların yüzde 92´si herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna baÄŸlı deÄŸil.
Gönül baÅŸka türlü olsun isterdi ama ....gönül isterdi ki...tarlada çalışan kadın bir günlüÄŸüne dahi olsa çalışmasın.Gönül isterdi ki...Sinemaya gitti diye bir kadın kardeÅŸi tarafından
öldürülmesin...Gönül isterdi ki....kocası ölünce sorgusuz sualsiz,kocasının kardeÅŸiyle evlendirilmesin....Gönül isterdi ki....ensest kurbanı olmasın....Gönül isterdi ki en yakınları tarafından eÅŸya gibi pazarlanmasın... gönül isterdi ki....aile içi eÄŸitime öncelikli kız çocuklarından baÅŸlansın....gönül isterdi ki....8 mart çiçekleri..sadece dr.kadın..mühendis
kadın..öÄŸretmen kadına gitmesin....gönül isterdi ki bankacı,öÄŸretmen,avukat kadınlar ÅŸiddete
uÄŸradığında sessiz kalmasın...gönül isterdi ki....70 kiloluk kadın,40 kiloluk çırpı kadar
kocasından dayak yemeyi kendine hak görmesin....gönül isterdi ki....kendimiz çalıp ,kendimiz söyleyip ,kendimiz dinlemek zorunda kalmayalım...gönül isterdi ki....kocası ölünce sorgusuz sualsiz, kocasının kardeÅŸiyle evlendirilmesin....gönül isterdi ki....ensest kurbanı olmasın....
gönül isterdi ki en yakınları tarafından eÅŸya gibi pazarlanmasın...gönül isterdi ki....aile içi eÄŸitime öncelikli kız çocuklarından baÅŸlansın....gönül isterdi ki....8 mart çiçekleri..sadece dr.kadın..mühendis kadın..öÄŸretmen kadına gitmesin....gönül isterdik bankacı,öÄŸretmen,avukat kadınlar ÅŸiddete uÄŸradığında sessiz kalmasın... gönül isterdi ki....70 kiloluk kadın,40 kiloluk çırpı kadar kocasından dayak yemeyi kendine hak görmesin....gönül isterdi ki....kendimiz çalıp ,kendimiz söyleyip ,kendimiz dinlemek zorunda kalmayalım...