Artvin’ Murgul ilçesine baÄŸlı Damar Beldesi’nden doÄŸan ve yaklaşık 30 km sonra Çoruh Nehri’ne birleÅŸen Murgul Deresi 50 yıldır taşıdığı maden atıkları nedeniyle tam bir çevre felaketi oluÅŸturdu. Borçka barajına birleÅŸtiÄŸi noktada yığılan maden atıkları kilometrelerce alanda ciddi çevre kirliliÄŸi oluÅŸturdu.
GeçmiÅŸte Murgul halkı imza kampanyalarıyla durumu yetkililere bildirdiler, ancak sonuç alınamadı. Murgullular 1940 yılına kadar Murgul Deresi’nde kırmızı pullu alabalık avlamış, sıcak yaz günlerinde derede yüzerek serinlemiÅŸler. KirliliÄŸi ilk olarak devlet baÅŸlatmış, daha sonra özele satılan bakır

iÅŸletmeleri devletin yaptığı çevre kirliliÄŸini kaldığı yerden arttırarak devam ettiriyor. Murgullular duruma tepkili, yıllardır etrafında bir aÄŸaç yetiÅŸmeyen, ot bitmeyen ve canlı yaÅŸamayan dere için, “Bu su baÅŸka bir yerde aksaydı sorumlular çoktan cezalandırılırdı. Devlet önce kendine ceza kesmelidir. Dereyi ilk devlet kirletti. Çevre katliamı devlet eliyle yapıldı özel sektör eliyle devam ettiriliyor” diyorlar.
Yasalar uygulanmıyor!
Murgullu gençlerin ortak düÅŸüncesi bu çaÄŸda bu görüntünün hoÅŸ olmadığı yönünde. Murgullu gençler, modern hiçbir ülkede böyle çaÄŸ dışı bir görüntünün olamayacağını ve buna yasaların izin vermemesi gerektiÄŸini belirtiyorlar. Gençler çevre ile ilgili yasalarını incelediklerini ve bu tür katliamların cezasının çok ağır olduÄŸunu ancak yasaların çevre konusunda Murgul’da uygulanmadığını öne sürüyorlar. Murgul deresi, kabaca vadisi, HES yapmak üzere katledilen ormanlar, damar beldesindeki görüntü, çevre yasalarının burada hiçe sayıldığının örneÄŸi olduÄŸunu belirtiyorlar.
Silis Borçka barajına akıyor, milyon dolarlık tesis zarar görüyor
Murgullular, Borçka’da yapılan ve enerji üretmeye baÅŸlayan Borçka Barajı’nın Murgul Deresi’nden gelen silis yüzünden zarar gördüÄŸünü söylüyorlar. Murgullular: “ Burada özel bir ÅŸirketin çıkarları korunarak, milletin vergileriyle kurulan baraja verilen zarar göz ardı ediliyorsa bizce suç iÅŸlenmektedir” diyerek ilgili kurumları göreve çağırıyorlar. Murgullular geçtiÄŸimiz yıl arıtma tesislerinin kurulacağı yönünde söz verildiÄŸini ancak ÅŸirket yetkililerinin sözlerini hala yerine getirmediklerini belirtiyorlar. GeçtiÄŸimiz yıl AÄŸustos ayında yapılacak olan tesislerin Eylül ayında açılacağı, daha sonra da Mayıs ayına ertelendiÄŸini söylüyorlar. Murgullular ilgili ÅŸirkete olan güvenlerini yitirdiklerini belirtiyorlar.
Köylülerin hayvanları hastalanmaya baÅŸladı
Murgul Deresi’nin Borçka Barajı’na birleÅŸtiÄŸi birkaç kilometrelik alanda silis adaları oluÅŸtu. Derenin kenarında, otlayan hayvanların vücutlarında yaralar çıkmaya baÅŸladı. Hayvanların etinden ve sütünden yemeye içmeye çekindiklerini söyleyen köylüler, zararı kimin karşılayacağı yönünde hiçbir fikirleri olmadığını söylüyorlar.
Yukarıda HES Aşağıda Maden
Borçka ilçesinden baÅŸlayan ve Kabaca Köyü’ne kadar uzayan vadi maden ve HESler yüzünden neredeyse yok olmuÅŸ.Yıllarca Artvinlilerin sofrasında yer almış, meÅŸhur kabaca balı bölgede madencilik ve HES faaliyetleri yüzünden, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Kabaca Köyü’nde dönemin Artvin Valisi Orhan Kırlı tarafından bal paketleme tesisinin açılışı yapılmıştı. Kabaca Vadisi’nde yaÅŸayan insanlar o yıllarda geleceÄŸini turizm ve baldan kazanmak için ilk adımı atmışlardı. Ancak aradan geçen 7 yılın ardından Kabaca Vadisi ve Murgul, HES inÅŸaatları ile madencilik faaliyetleri arasında can çekiÅŸiyor. Yöre

halkı, bölgedeki derelerin HESler ile tamamen kontrol altına alınması ve suyun borulara kapatılmasının, gelecekte daha ciddi çevre sorunları oluÅŸturacağına dikkat çekiyorlar. Ancak bilim dünyasının tüm çabaları belirli kesimler tarafından hiçe sayılarak, çevre katliamlarına daha da hız veriliyor. Kabaca Köyü halkı bölgedeki bal üretiminin neredeyse bittiÄŸini belirtiyor. Köylüler, çevre kirliliÄŸi yüzünden arılarının öldüÄŸünü belirtiyorlar. Köylüler sorunu bu ÅŸekilde dile getirirken, bilim çevresi, arıların yaÅŸamadığı bölgede uzun vadede bütün canlıları hayati tehlikenin beklediÄŸinin ısrarla altını çiziyorlar. Kabaca Vadisi’nin Artvin’in önemli bal üretim merkezi olduÄŸuna dikkat çekilirken, HESler ve kontrolsüz ÅŸekilde devam eden madencilik faaliyetleri sonrası bölgedeki bal üretim faaliyetinin tamamen duracağı belirtiliyor.
Kafes balıkçılığı, silisli sudan etkilenecek
Öte yandan barajların yapılmasıyla birlikte, çeÅŸitli iÅŸ kolları da yaygınlaÅŸma baÅŸladı. Bunlardan bir tanesi de Borçka Barajı’nda baÅŸlayan kafes balıkçılığı. Murgul Deresi’nden gelen ağır kimyasal atıklar yüzünden baraja zarar verdiÄŸi gibi gölde yaÅŸayan canlılar içinde tehlike oluÅŸturuyor. Bu konuda da ÅŸuana kadar bir inceleme yapılıp yapılmadığı ise bölgedeki insanlar arasında merak edilenler arasında yer alıyor. Çevreyi ve ormanları korumakla yükümlü olan kurumlar, ne kadarda gereken denetlemeleri yaptıklarını ifade etseler de çekilen fotoÄŸraflar ve gri akan Murgul Deresi bu denetimlerin ne derece etkili olduÄŸunu gözler önüne seriyor. Murgullular, “Murgul deresi mavi aksın, içinde kırmız pullu alabalıklar hoplasın” diyorlar.