Mitingde özetle HES’lerin amacının enerji üretmek deÄŸil, su kaynaklarının kontrol altına alınması olduÄŸu belirtilirken, yine aynı su kaynaklarının Amerikalı, İsrailli ve Alman su ÅŸirketlerine satıldığı söylendi.

Artvin’de yapımı düÅŸünülen, resmi ağızlara göre 116, bilim insanlarının ve halkın deyimine göre 176 HES projesi Artvinlileri ayaÄŸa kaldırıyor. 100 deresi satılan bir kısmının ihalesi yapılan ve inÅŸaatına baÅŸlanan HES’ler Artvin’de ÅŸiddetli protestolarla karşılaşıyor. Bunlardan bir tanesi Berta Köprüsü üzerinde üç ay önce yapılan basın açıklamasının mitinge dönüÅŸmesi ile baÅŸladı.
Daha sonra 15 Temmuz 2009 ÅžavÅŸat Tigrat Deresi felaketi’nin 1. yıl dönümü olan 15 Temmuz 2010 tarihinde yapılmış, protesto mitingine ulusal basına göre 5 bin, yerel basına göre ise 4 bin kiÅŸinin katılmıştı. 20 Temmuz 2010 yılında Ardanuç’ta gerçekleÅŸtirilen mitinge de yaklaşık 5 bin kiÅŸinin katıldığı tahmin ediliyor.
Ardanuç’ta “HES’lere Hayır ve Suyuna Sahip Çık” mitingi saat 11.00’da baÅŸladı. UÄŸur Mumcu Parkı’ndan yeni Belediye İş Merkezi’nin önüne kadar yürüyüÅŸle baÅŸlayan mitinge Rize Çayeli, Fındıklı Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platform üyeleri, Tortum Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu, ÅžavÅŸat, KemalpaÅŸa, Murgul, Borçka Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu, YeÅŸil Artvin DerneÄŸi BaÅŸkanı Nur NeÅŸe Karahan ve yönetim kurulu

üyeleri, Ardanuç Belediye BaÅŸkanı Yıldırım Demir, CHP İl BaÅŸkanı UÄŸur Bayraktutan, CHP Merkez İlçe BaÅŸkanı Cüneyt Öztürk ve yönetim kurulu üyeleri, CHP Kadın Kolları BaÅŸkanı Nebahat Katırcı, YeÅŸil Artvin DerneÄŸi Yönetim Kurulu üyesi ve HES’lere karşı açmış olduÄŸu davalarda tüm davaları kazanan avukat Bedrettin Kalın, avukat Muhammet Altunal, Ardanuç, ÅžavÅŸat ve Artvin Merkez’den destek amacı ile gelen vatandaÅŸlar katıldı.
Miting programının sunuculuÄŸunu Ardanuç Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu üyesi Kamile Kaya ve UÄŸur İstanbullu birlikte yaptılar. Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Memleket İsterim” ÅŸiirinin dizeleri ile kalabalığa seslenen Kamile Kaya ve UÄŸur İstanbullu, miting boyunca HES’ler ve su satışı hakkında bilgiler verdiler.
HERÅžEY İLE DIÅžA BAÄžIMLIYIZ, NEDEN HEP ENERJİ KARTI ÖNE
ÇIKARILIYOR?
Açılış konuÅŸmasını yapan Ardanuç Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu üyesi Kamile Kaya, bütün dünyanın

gıpta ile baktığı bu güzelim coÄŸrafyanın emperyalistlerin saldırısına uÄŸradığını, buna dur demek için 15 Temmuz’da ÅžavÅŸat’ta 20 Temmuz’da da Ardanuç’ta dur demek için toplandıklarını belirterek ÅŸunları söyledi;
“Cumhuriyet tarihinden beri istihdam yaratmayan anlayış, çoÄŸumuzu göçe zorladı. Åžimdi ise sözde bize iÅŸ alanları oluÅŸturuyorlarmış. Buradan haykırıyoruz. Diyoruz ki; Gölge etmeyin baÅŸka ihsan istemiyoruz. Ne yatırımınız ne de HES’iniz lazım. Alın santrallerinizi başınıza çalın.
Suyumuza, derelerimize, meralarımıza, yaÅŸam alanlarımıza, sahip çıkmak için bugüne kadar halkın yaÅŸam alanları ve kaygıları dikkate alınmadan verilen HES lisanslarının iptali için meydanlardayız. 25-30 sene önce tarım ülkesi olarak Avrupa’yı biz besledik. Hayvancılıkta, tarafımda da öndeydik. Kendi kendimize yeten bir ülke iken bugün muhtaç duruma düÅŸürüldük. Artvin kadar yüz ölçümü olan İsrail’den tohum alıyoruz! Hollanda canlı hayvan satıyor, Latin ülkeleri ne olduÄŸu belirsiz et alan ülke olduk. Sularımızı satanlar ÅŸimdi diyorlar ki enerji de dışa bağımlılıktan kurtulmalıyız. Peki ülkemizi her ÅŸeyde bağımlı hale getirenlerin bu yerli enerji hevesi nerden geliyor sormak gerekmez mi? Kimin politikalarını uygulayacaksınız? Enerji ihtiyacı adı altında sularımızın kulanım hakkını 49 yıllığına kiralamak ve kârlarına kâr katmak isteyenlere sesleniyoruz; su yaÅŸamdır, yaÅŸamımıza dokunmanıza izin

vermeyeceÄŸiz.
Suyuma dokunma yaÅŸamımla oynama demek için buradayız. Bu satışları yaparken kime sordunuz? Kimin malını kime sattınız? Bu doÄŸanın sahibi meydanlardaki bu insanlardır. DoÄŸamıza dokundurtmayacağız.
Biz Artvinliler olarak baraj tipi HES’lerin Çoruh Havzasını yok etmesine anlayamadan müsaade ettik. Çünkü bize iÅŸ, aÅŸ ve ekmek gibi anlatıldı. Oysa bize kalanı pervasızca ortalığa saçılan molozları geçmiÅŸi ve engelleyeceÄŸi yok edilmiÅŸ köyler ve köylüler kaldı. Bizim ana damarımız olan Çoruh’u aldınız, ÅŸimdi sıra kılcal damarlarımız olan derelere mi geldi? Temiz enerji diye bize anlatılan HES’lerle bizi topraklarımızdan temizlemek, yani göç ettirmek istiyorlar. Biz buna asla izin vermeyeceÄŸiz. Ne satılık deremiz ne de verecek bir damla suyumuz yoktur.”
HES’LER BİR DEREYE GİRDİĞİNDE VADİNİN TÜMÜNE EGEMEN OLURLAR!
Ardanuç Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu üyesi ve Muhtarlar BirliÄŸi BaÅŸkanı Eylese Uygun bazı kiÅŸilerin

“canım ne olacak yukarıdan suyu alsınlar, nasılsa aÅŸağı bırakırlar, hem elektrik üretilir hem de yine biz suyumuzdan faydalanmaya devam ederiz” gibi mantık sapması yaptığını açıklayarak ÅŸunları iletti;
“Öncelikle unutmayın ki derelerin satışları suyun özelleÅŸtirilme politikalarından ayrı düÅŸünemeyiz. Bunu ÅŸunun için söylüyorum. Sorunu doÄŸru tahlil edersek çözümü zaten içinde buluruz. O zaman nedir özelleÅŸtirme? ÖzelleÅŸtirme kamuya ait olan herkesin kullanma hakkı olan bir deÄŸeri kiÅŸilere özel ÅŸirketlere satmaktır. Ama su gibi hayati önemi çok büyük olan bir deÄŸer asla özelleÅŸtirilemez! Bu tabiata aykırıdır. Suyumuzu satın alan ÅŸirket bize su verir mi? Parasını bile ödeseniz ÅŸirketin keyfine kalmış. Vermez. HES nerden yapılırsa yapılsın, su membasından alınır. Yani bir dere ve onun tüm vadisi en yüksek noktasına kadar, daÄŸların vadiye bakan yamacına kadar HES ÅŸirketine verilmiÅŸ olur. Biz suyun yukarısında veya aÅŸağısındayım diyen kardeÅŸim ÅŸunu unutma ki suya

yaklaÅŸman bile yasaktır. Hayvanlarınızı bile gidemezsiniz. Bazıları çocuk kandırır gibi kendisini kandırıyor. Gider boruyu kırarım. Bu çok saçma bir düÅŸünce ve aynı zamansa suç teÅŸkil eder. Senin yapacağın ÅŸey ÅŸudur; o boruları oraya yerleÅŸtirememen. Suyuna, derelerine vadine dört gözle bakman, sarılmandır. Zaten her ÅŸirket kendi güvenliÄŸini oluÅŸturuyor. Sizin oraya yaklaÅŸmanız imkansızdır.”
YERALTI KAYNAKLARINI LARAK İLE SULARIMIZI KURUTACAKLAR!
Dere Tipi HES’lerin yapımına izin verildiÄŸi takdirde yapılacak olan tüneller marifeti ile yeraltındaki suyu damıtma yöntemi ile boruya alacak bu taban suyuna hiçbir ücret ödemeyeceklerdir. Bunun yanında aÅŸağı kotlarda kalan yerlerde içme suyu kuruyacaktır. Örnek mi? İkizdere’de iki köy, 300 bin nüfuslu Rize ili de aynı tehlike ile karşı karşıya. HES’ler yapılmasın diye yürütümüz meÅŸru mücadelede herkese ihtiyacımız var. Siyasilerin bu konuda dik durması ve bu konuda asli unsur olan halkın yanında olması

gerekirken, maalesef bugün aramızda yoklar. Varlıkları yok! Bırakın her ÅŸeyi bunlar Meclis’te Su Kanunu çıkarken oy kullandılar. Biz bunlara nasıl güveneceÄŸiz. Bu davamızı onlara telim edebilir miyiz? Ben bu yasaya oy veremedim diyen vekiller varsa asli unsur olan halkın yanına gelsinler. Yaptıklarını anlatsınlar. İktidar milletvekilleri, HES talanına katılmış lisanslarını almış HES’leri yapmanın derdine düÅŸmüÅŸ! Bu arada lisans alabilmek için iktidar olmayı bekleyenler bile var! Mahkemeler yürütmeyi durdurma kararı veriyor. Ne hikmetse kimse bu kararlara uymuyor. Peki biz mücadeleyi sadece hukuka, mahkeme kararlarına bırakabilir miyiz? Hayır. Halk olarak kararların uygulanıp uygulanmadığını denetlemek, kontrol etmek gerekiyor.
Kimseyi suçlamak bize düÅŸmez. Ancak ülkenin su rejimi ÅŸöyle yönetilir diye uzun eriÅŸimli planlar vardır. Belki ama böyle diyerek dere tipi HES’lerin yapımına izin veren zihniyeti perdelemiÅŸ oluruz. Evet, plan var ama yasa yok. HES’ler 2003’te çıkan Su Kullanım Hakkı AnlaÅŸması yasasından sonra yapılmaya

baÅŸlandı. Demek ki kim suları özelleÅŸtiriyor? Yasayı kim çıkardı ise o. Ancak en baÅŸta suların satışı özelleÅŸtirmeden ayrı düÅŸünülemez, dedik. Peki, kendimizi hepimiz farklı partilere mensup hissediyoruz. Mensubu olduÄŸumuz parti özelleÅŸtirmeye ne diyor. İktidara geldiÄŸinde onlarda satacaksa o zaman hepimiz durduÄŸumuz yere iyi bakmalıyız.
Gelin bir söz verelim. Bütün HES’ler iptal edilinceye kadar dayanışmaya devam edelim.
MAHKEME KARARLARININ TAKİPÇİSİ OLUN!
Papart Dereleri Koruma ve YaÅŸatma DerneÄŸi BaÅŸkanı Ayvaz Işık, HES firmalarının her ÅŸeyi ucuza getirdiÄŸini vurgulayarak ÅŸunları söyledi;
“Su beleÅŸ, dereler beleÅŸ. HES’i bitirdiÄŸinde müÅŸteri beleÅŸ suyu alacaklar. Su kullanım hakkı ile 49 yıllığına istedikleri gibi kullanacaklar. Dileyenler devredebilecek. Bunun için hepimizin çok dikkatli olması gerekiyor. Mahkeme kararlarını bile hiçe sayacak kadar gözleri dönmüÅŸ olan HES ÅŸirketlerini yalnızca mahkeme kararları durduramaz. Bakın Papart’ta yürütmeyi durdurma kararına raÄŸmen çalışmalar sürüyordu. Ne zaman ki ÅžavÅŸat mitinginden sonra halk oraya geldi, o zaman makinelerini alıp gittiler.”

CANIMI ALIRLAR SUYUMU ASLA!
Ardanuçlu Åžadi Aydın ise Ardanuç’ta derelerin HES’ler tarafından alınması durumunda doÄŸanın öleceÄŸini bunun tıpkı insandaki kanın alınması ile eÅŸ deÄŸer olduÄŸunu söyleyerek suyun önemine dikkat çekti ve ÅŸunları söyledi;
“Bir yerde yara varsa oraya derhal müdahale gerekir. Aksi durumda hastayı kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliriz. Hiç kimse suyumuzu alamaz. Biz buna asla izin vermeyeceÄŸiz. Ben canımı vereceÄŸim bunun için gereken ne is onu yapacağım.
Ardanuç gençliÄŸi adına konuÅŸan ÇaÄŸlar Genç ise milletvekillerinin bu hayati konuda ortalıkta görünmemesini eleÅŸtirerek ÅŸunları söyledi;”Vekilleri göremiyoruz. Vekil ne yapar? SeçildiÄŸi yere hizmet götürür, orayı gözetler himaye eder. Bakıyorum iki vekilde ortalıkta yok. Bunlar hangi yüzle bizden oy isteyecekler? Biz bunların hesabını elbet ki sorarız. Biz Ardanuç gençliÄŸi olarak derelerimize kimseyi

sokmayacağız. Zaten göç ede ede ilçemizde genç kalmadı. Bu HES belaları bizi iyice göçe zorlayacaklar.
RİZE’DEN KOLTUK DEÄžNEKLERİ İLE DESTEÄžE GELDİ!
Rize’den Ardanuç’a destek için iki koltuk deÄŸneÄŸi ile gelen YaÅŸar Aydın da bir konuÅŸma yaparak Artvin’e destek verdi. YaÅŸar Aydın konuÅŸmasında ÅŸunları söyledi;
“Ben Rize’den koltuk deÄŸneklerimle kalktım geldim. Neden geldim? Çünkü gün ülkeye sahip çıkma günüdür. Halka sahip çıkma günüdür. Herkes taşın altına elini koyacak! Bu mücadeleyi halk kazanacak. Önce HES bahanesi ile derelerimizin tamamını ele geçirecekler. Borularına alacaklar. Ardından bu bereketli topraklarda sanayi tarımına geçecekler. Elimizdeki toprakları alacaklar. Onları yolun başında durdurmalıyız. Bir girdikleri yerden bunları kimse çıkaramaz. Biz derelerimizi yabancı su ÅŸirketlerine ve yerli iÅŸbirlikçilerine vermeyeceÄŸiz. EÄŸer bu insanlara bu kadar çok sıcağın altında bu meydana gelmiÅŸse artık HES’çiler düÅŸünsün. Burada onlara yer yok. İşte bu derelerin gerçek sahipleri…”
BU DERELER SAYESİNDE ÇOCUKLARIMI OKUTTUM!
Ardanuç Arpalı Köyü’nden Gülfiye Akdemir de yıllardır deÄŸirmencilik yaptığını bu sayede çocuklarını okuttuÄŸunu geçimini saÄŸladığını belirterek yetkililere seslendi;
“Bizim yaÅŸamamızın burada kalmamızın tek nedeni bu derelerdir, suyumuzdur. Bunu elimizden aldıkları anda biz ne yapacağız? Ne yiyeceÄŸiz? Bugüne kadar devlete hiç yük olmadık. Kendimiz ürettik, kendimiz yedik, kendi yağımızla kavrulduk. Ama ÅŸimdi bizi yurdumuzdan ediyorlar. Köyümüzden sürüyorlar. Ben hiçbir yere gitmiyorum. Suyumu da asla vermeyeceÄŸim. Bir canım var. Onu alırlar ama dereyi, suyumu alamayacaklar.”
Ardanuçlu Mihriye Irmak ise uyu alacakların köylerini de almalarını söyleyerek ÅŸunları söyledi;”Madem suyumuzu istiyorlar, köyümüzü alsınlar! Bunun anlamı budur. BaÅŸka bir anlatım bilmiyorum.”
TÜRKİYE GENELİNDE HES İŞGALLERİ VAR!
YeÅŸil Artvin DerneÄŸi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Bedrettin Kalın Türkiye genelinde 2000 civarında HES inÅŸaatının öngörüldüÄŸünü belirterek ÅŸu bilgileri verdi;” Karta deniz Bölgesinde 600 Artvin’de ise 176 adet Nehir Tipi HES düÅŸünülmektedir. Bu rakamları her konuÅŸmada veriyorum. Bilin ki bu kadar çok HES Artvin için bir felakettir. Bakın iki- üç iletim hattı geçti, ormanlar ne hale geldi. DüÅŸünün 176 adet iletim hattı nerden nasıl geçecek? Delik deÅŸik edilmemiÅŸ köy kalmayacak. Açtığımız tüm davalarımızı kazanıyorsak temelde dayandığımız haklı bir nedenimiz var. Bir davanın arkasında halk varsa orada baÅŸarı var. Orada birlik ve beraberlik var.”
HER ZAMAN YANINIZDAYIZ!
Bursa-Artvin Su Platformu BaÅŸkanı Hakan Özden de “Artvin dışında yaÅŸamanın Artvin’i unuttuÄŸumuz, Artvin ile ilgilenmediÄŸimiz anlamını taşımaz.” diyerek ÅŸunları kaydetti;
“Biz Bursa-Artvin Su Platformu olarak Artvin için Bursa’da mücadelemizi veriyoruz. Herkese ulaÅŸmaya anlatmaya çalışıyoruz. Sadece Bursa’da deÄŸil, Artvin’de yapılan tüm etkinliklere katılıyoruz, destek veriyoruz. Geçen hafta ÅžavÅŸat’taydık. Bugün Ardanuç, yarın Artvin… Biz gerekirse 10 gün, bir ay bir yıl boyunca da bu haklı mücadelelerde sizin yanınızda olacağımızı belirtmek istiyorum.”
GAZETECİLER DERNEĞİ BAŞKANINA SERT ELEŞTİRİ YAPILDI!
Mitingin sonunda katılımcılara ve basına teÅŸekkür eden Ardanuç Derelerin KardeÅŸliÄŸi platformu üyesi ve miting sunucusu Kamile Kaya, HES’lere karşı mücadelelerinde destek veren basına teÅŸekkür ederken Artvin Gazeteciler Cemiyeti BaÅŸkanı Tolga Gül’ü eleÅŸtirerek ÅŸunları söyledi.” Ben bizzat Artvin Gazeteciler Cemiyetinin bulunduÄŸu büroya gittim. Orada bulunan arkadaÅŸa davetiyeyi bırakırken, BaÅŸkanın davetli olduÄŸunu mutlaka bu önemli etkinliÄŸe bir basın mensubu olarak katılmasını, gelemeyecekse bir kiÅŸiyi göndermesini, Artvin için hayati önemi olan konuyu haberlere taşımasını rica ettim. Fakat görüyorum ki ne kendisi gelmiÅŸ, ne de bir muhabir göndermiÅŸ, burada kendisine ‘yuh’ diyorum. Ardından meydanda bulunan 3 bin kiÅŸi hep bir ağızdan Cemiyet BaÅŸkanı Tolga Gül’ü yuhaladı! Habertürk ve yerel basından bir tek 08 Hber gazetesini görüyorum. Gazeteciler Cemiyeti BaÅŸkanı böylesine önemli bir etkinliÄŸe katılmayacak, haber yapmayacaksa, bu kadar önemli konuda halkı aydınlatan yazılar yazamayacaksa ne yapacak? O zaman görevinden istifa etsin.
BoÅŸuna koltuÄŸu iÅŸgal etmesin. Açıkçası nerde olduÄŸunu halka göstersin. Bugün burada yok. Ben ayağına gidip davet etmeme raÄŸmen ne kendisi gelmiÅŸ, ne muhabir göndermiÅŸ. Böylesine önemli bir haberi yazmayacaksan ne yazacaksın? Onun için istifaya davet ediyorum.”dedi.
KonuÅŸmaların ardından Okan Özçelik ve arkadaÅŸları kısa bir konser verdiler. Daha sonra davul-zurna eÅŸliÄŸinde halaylar çekildi. Miting ÅžavÅŸat’ta olduÄŸu gibi Ardanuç’ta da olaysız sona erdi. Hakan AYDIN-Sami ÖZÇELİK-08HABER