Seri İlanlar
satılık platin amerikan bilardo masası
çok temiz bilardo amerikan platın masam satılıktır aldıgım fiatın yarısına bırakacagım.bilardo masasına ihtiyacım var dıyorsanız anlaşırız..

05334891493
borcka/bambi

kpss önlisans/ortaöğretim
lise düzeyi ve önlisans düzeyinde kpss ye yönelik master öğrencisinden hızlandırlmış şekilde matematik dersi verilir.....
cemil yvz
5352038794
aydınlar mah..borçka---artvin

Parça Kontör Bayiliği
Online Turkcell Vodafone Avea Parça ve Tam Kontor bayiliği için www.teknax.net



satılık 2001 fıat doblo
1.9 motor 126 bin km de camlar otomotik merkezi kilit sistemi dizel ve gayet aksesuarlı kullanıslı bir doblodur ciddi alıcılarla anlasılır.
Kazım KUŞ
05396910876
dere mahallesi ilk adım sokak no/52

SATILIK SUZUKİ VİTARA
1998 MODEL SUZUKİ VİTARA CİP SATILIKTIR
SEDAT VARAN-RADYO 08
212 68 56
HÜRRİYET CADDESİ NO:6/11

Mithat
TAHTALI
Tekin
ÜSTÜNDAĞ
Metin
MERTTÜRK
08 Haber Gazetesi
Sayı : 0704
Tarih : 08.09.2010
Gazeteler
Ziyaretçi İstatistiği
08.09.2010 Ziyaretçi
Bugün 1186
Toplam 1253167
ARTVİN'de HAVA
ARTVIN


EKONOMİK KRİZ = EKOLOJİK KRİZ

Rasim   YILMAZ
Rasim.y08@mynet.com



22/07/2010

 

EKONOMİK KRİZ = EKOLOJİK KRİZ.
 
 
 
 
 
 
 
 
Rahim DEDE /Bursa
 
          Kapitalizmin krize girmesi dünya savaÅŸlarını doÄŸurdu. Henüz o dönemde günümüz koÅŸulları düzeyine ulaÅŸmamış olsa da, Pazar paylaşımı için savaÅŸmaya karar verdiler. O nedenle aslında 1. ve 2. Dünya savaÅŸlarına paylaşım savaÅŸları demek daha doÄŸru olur.
         2. paylaşım savaşında Rusya ekim devrimini yapmış yeni kurulan iÅŸçi devleti kapitalizmi kendi içinden yıkacak cazibe merkezi olmasına raÄŸmen, Almanya nın Rusya ya saldırarak yok etme giriÅŸimi ni ABD, İngiltere, Fransa gibi geliÅŸmiÅŸ kapitalist ülkeler Almanya nın Dünya pazarını eline geçirme riski nedeniyle kendilerinin can düÅŸmanı Rusya nın yanında yer aldılar. Kapitalizm kar ı için göze alamayacağı hiçbir ÅŸey yoktur.
        Kapitalizmin Emperyalist aÅŸamaya ulaÅŸtığı günümüzde, Dünya yı devletlerin deÄŸil ÅŸirketlerin yönettiÄŸi günümüzde kendi doÄŸası gereÄŸi krizden çıkışı doÄŸanın tahribi pahasına daha karlı gördüÄŸü Hidro elektrik santralar ( HES ) Termik santralar, Nükleer santralar, Siyanur la altın çıkararak toprağımızı, suyumuzu, havamızı kirletiyorlar.
          DoÄŸanın tahribatını önlemek kapitalist sisteme karşı mücadeleden baÄŸamsız olarak düÅŸünülemez. Bu aynı zamanda tek tek ülkelerde mücadele edilerek baÅŸarı kazanmak iÅŸin doÄŸasına aykırıdır. Ekolojik mücadele de baÅŸarı insanlığın uluslar arası iÅŸbirliÄŸi, dayanışma ve ortak mücadelesiyle mümkün olacaktır.
          Kapitalist sistem krize girince krizden çıkmanın yolunu doÄŸal kaynaklara yönelmekte buldu. DoÄŸal kaynakları yalnız kar amacıyla kullanmaya kalkıldığı zaman doÄŸanın tahribatı da ağır oluyor. Maden çıkarmak adına yüzyıllardır oluÅŸan toprağı kazıyarak yeÅŸili ve bitki örtüsünü yok eden, siyanur kullanarak atmosferi ve yer altı sularını kirleten, kaynak suları çıktığı yerden alarak doÄŸal bitki örtüsüyle buluÅŸmasını önleyen, tarım alanlarının sulanmasını engelleyen, kilometrelerce mesafeden orman katliamı yaparak getirilen Hidro elektrik santraları (HES) Yalnız insanlığın geleceÄŸini tehdit etmiyor, tüm doÄŸal hayatı, tüm canlıların hayatını ve doÄŸal dengeyi tehdit ediyor. Termik santralar ve Nükleer santralarla baca gazlarıyla verdiÄŸi zararlı atıklar. SoÄŸutma suyu olarak kullandığı sularla doÄŸaya attığı atıklar la doÄŸal hayatı ve insanlığı tehdit ediyor.
          Yalnız yukarıda ki nedenlere baktığımızda dahi insanlığın ve tüm doÄŸal varlıkların geleceÄŸini tehdit eden, kar dan baÅŸka bir ÅŸey düÅŸünmeyen bu siteme karşı ortak mücadele bir zorunluluktur.
          Ekolojik krizin günümüzdeki asıl nedeninin ekonomik kriz olduÄŸunu gösteriyor.
          Ekolojik krizin temel çözümünün kapitalist sisteme son vermekle mümkün olmakla birlikte, güncel ve somut talepler üzerinden yürütülecek mücadeleyle doÄŸanın tahribatı belli ölçülerde önlenebilir.
          Siyasi iktidar hukuku da ihlal ederek doÄŸal hayatın yok olmasına neden oluyor. Bursa Kargil, Bergama, Fındıiklı davalarında olduÄŸu gibi yargı kararları uygulanmıyor. Yargı yolları da baypas edilerek anayasa ihlal suçu iÅŸleniyor. Sonuç olarak hukuki mücadelenin önü kesiliyor.
         Ekolojik mücadele özelleÅŸtirmeye, taÅŸeronlaÅŸma ya, saÄŸlığın eÄŸitimin paralı hale getirilmesine karşı mücadeleden ayrılamaz
         Bu mücadele suyun ticarileÅŸmesini önleyerek kentteki ve kırsal kesimdeki yoksul halkın suya ulaşımını kolaylaÅŸtıracak, havanın suyun toprağın kirletilmesi ve eko sistemin tahribi önlenecek doÄŸal dengenin korunmasına katkı sunacaktır.
         Ekolojik mücadele kırsaldaki köylülüÄŸün kurtuluÅŸunun ÅŸehirdeki iÅŸçi ve emekçilerin kurtuluÅŸu ile ayni ortak mücadeleyle mümkün olduÄŸunu gösteriyor.
                                                                                                                                                              ----------------------------------------------------------------------------------------------------------                                                                                                          
                                   BULUTLARIN ALTINDAN GELENLER
 
 
 
 
 
 
 
 
Kemal Özbıyık /Ankara
 
            DoÄŸu Karadeniz Bölgesi dendiÄŸinde, bölge hakkında gören, görmeyen herkesin diyeceÄŸi birkaç cümlesi vardır. Çok güzel bir bitki örtüsü der, yeÅŸilin kırk tonu der, Karadeniz yemeklerinden bahseder. Neredeyse tamamı da bölgeyi bol yağışlı bir bölge olarak bilir.    Bir süre önce, yapılan sahil yolunun gündemde kalması nedeni ile tanımıştı. Åžimdilerde derelerin üzerlerinde yapımı planlanan santrallerden tanıyorlar DoÄŸu Karadeniz’i.
            Bölgemizde, denizin üzerinde görülen bulutlar, götürü iÅŸ almış insanlar gibi hiç durmadan iç kısımlara yaÄŸmur taşımaktadırlar. Bu yüzdendir ki yöremiz çoÄŸunlukla yaÄŸmurludur. Kimilerine göre kasvetli bir havası vardır.
            Köylere doÄŸru bir uzanmak istersiniz. Oralarda da durum çok farklı deÄŸildir. Oralardan yukarılara doÄŸru bakarsınız. “Kesin yukarılarda hava açıktır” diye düÅŸünürsünüz.
            İlçede hava açıktır, çok da sıcaktır, nem oranı da çok artmıştır. Köylere çıkarsınız, oralarda da durum çok farklı deÄŸildir. Sadece nem oranı biraz daha azalmıştır. Oralardan yukarılara doÄŸru bakarsınız. Bulutların üstünü düÅŸlersiniz. Oralar çeker sizi. Ama hazırlıksız gitmek istemezsiniz. Ve karar verirsiniz. “Yayla zamanı gelsin bir gidelim yukarılara doÄŸru.”
            Aradan uzun bir süre geçer ve yayla zamanı gelir. Bir fırsat yaratır ve memlekete gelirsiniz. Bir kaç kiÅŸi birlikte yukarılara, bulutların üzerine doÄŸru yola koyulursunuz. Belirli yerlere kadar araç ile gitme ÅŸansınız da vardır. Ama siz yürümeyi tercih edersiniz. Size gülerler “araç ile gidilecek yere niye yürüyorsunuz “derler. Siz takılmazsınız onlara, neyi anlatabilirsiniz ki?
            Sonrasında çok fazla ağır olmayan yüklerle yola çıkarsınız. Önceden mola vereceÄŸiniz yerleri belirlemiÅŸseniz, gideceÄŸiniz güzergâhı bilen biri de varsa yanınızda, daha da bir heyecanla yolculuk yaparsınız. Yorgunluk basınca üzerinize, “Az kaldı dinleneceÄŸim” dersiniz. Biraz da yükselmeye baÅŸlayınca havanın deÄŸiÅŸtiÄŸini hissedersiniz. Taşıdığınız yüke de bedeniniz alışmaya baÅŸladığı için gayretiniz de artmıştır. Yukarıya bakınca gördüÄŸünüz sis bulutunun üzerine çıkmayı hayal edersiniz. Bir süre sonra yüzünüze masaj yapılıyor sanırsınız. En sevdiÄŸiniz kokular yerine su buharının hafif masaj hissi veren bu dokunuÅŸu sizi mest eder.
            SubaÅŸlarında verdiÄŸiniz molalarda gördüÄŸünüz manzaralar sürekli deÄŸiÅŸmeye baÅŸlar. Hafif de bir rüzgâr çıkarsa, yapraklar size hiçbir müzik aletinin çıkaramayacağı notalarla bir resital verirler. Dinlendirirler sizi. Tatlı bir huzur kaplar içinizi. ÇeÅŸitli türde kuÅŸlar da devreye girer ve dinlediÄŸiniz müzik çok sesli bir hale gelir. Tekrar yola çıkarsınız. Yorulmaya baÅŸlamış olsanız da, gördüÄŸünüz manzara ve duyduÄŸunuz sesler sanki yorgunluÄŸunuzu çekip almaktadırlar.
            Bu bölgelerde para ile alabileceÄŸiniz hiçbir ÅŸey yoktur. ÇoÄŸu yerlerde cep telefonlarınız da kapsama alanı dışındadır. Teknolojinin rahatsız edici bulduÄŸunuz hiçbir yönü bu bölgelerde sizi rahatsız edemez. Rahat bir nefes alırsınız. Tertemiz havayı ciÄŸerlerinize doldurursunuz. İnsanların bu bölgede fazla tahribat yapmamış olduklarını fark edersiniz.      Sonrasında bulutların altından gelenlerin bıraktığını düÅŸündüÄŸünüz pet ÅŸiÅŸe ve naylon parçalarını fark eder ona üzülürsünüz sadece. Yöre insanı bırakmaz bunları dersiniz. Zira bilirsin ki yöre insanı su ihtiyacını pınar sularından karşılamak varken pet ÅŸiÅŸe taşımaz. Yolun üstünde gördüÄŸünüz bu çöpleri de toplarsınız. Bölgede çöp toplama kampanyası baÅŸlatalım diye konuÅŸursunuz aranızda. YürüyüÅŸünüzü yukarılarda bir yaylada tamamlarsınız. Kamp kurarsınız orada.
 
            Sonrasında yayla sakinleri ve sürü sahipleri ile konuÅŸursunuz. Onların ilginç anılarını zevkle dinlersiniz. Arada gülersiniz de. Sonrasında sizi düÅŸündüren bir ÅŸeyler anlatmaya baÅŸlarlar. Size, bulutların altından gelen birtakım insanların, dolu piknik tüplerine halat baÄŸlayıp, tüpü açtıktan sonra nasıl göllere attıklarını, gazın gölcüklerin yataklarına yerleÅŸip yayılması ile havasız kalan balıkların baygın bir biçimde su yüzüne çıktıklarını anlatırlar. İnsancıkların bu balıklar yanında balık yumurtalarını da zehirledikleri ve balık neslinin kurumasına yol açacak bir uygulama yaptıklarını, bundan rahatsız olduklarını söylerler. Derelerimizde yaÅŸayan ve gök kuÅŸağı alası diye tanınan bu güzel balıkların yok oluÅŸlarına sebep olacak ÅŸekilde davrananlara lanetler yaÄŸdırırsınız.
                        Bulutların altından gelen bu yaratıklara insan diyemez ve insancık dersiniz. İnsancıkların doÄŸayı nasıl tahrip ettiÄŸini dinlersiniz. Ama bir ÅŸey yapamazsınız. Bulutların altından gelen varlıklı insanların, biraz daha fazla para kazanmak için doÄŸal dengesi içinde bulunan bu güzellikler ile uÄŸraÅŸmasını ancak seyredersiniz.
            Sanki marifetmiÅŸ gibi daha da bozulmadan, göllerin berraklığını, ÅŸelalelerin güzelliÄŸini, ormanı, otları, çiçekleri, hayvanları velhasıl gördüÄŸünüz her ÅŸeyin fotoÄŸrafını çekersiniz. Gelecek nesiller görsün diye. Evet, ancak bunu yapabilirsiniz. Gelecek nesillere doÄŸayı deÄŸil ancak fotoÄŸraflarını bırakabilirsiniz
            Tertemiz doÄŸayı çoÄŸunlukla yöreye dışarıdan, bulutların altından gelenler kirletirler. Onlar bulutların üzerine çıkabilenlerin duygularından daha farklı yaklaşırlar olaylara. Onların düÅŸünceleri, tamamen duygusaldır. Her ÅŸey paradır yani. Bilmezler ki, doÄŸayı kirleterek kazandıkları bu paralar, kaybedecekleri saÄŸlıklarına tekrar kavuÅŸmak için yeterli olmayacaktır.
             Sadece benim memleketimin deÄŸil, yaÅŸanacak yer olarak gördüÄŸümüz güzel ilçelerimizin, köylerimizin ve yaylalarımızın bu acımasız ellere karşı korunmaya ihtiyacı var. Tüm insanlığın havaya ve suya ihtiyacı var.
            Bir daha düÅŸünün, bulutların altından gelen sizler, ne yaptığınızın farkında mısınız?
 
                                                                      
SİZDEN GELENLER
DERELER ARTVİN’E AKACAK
Mehmet GÜRKAN
Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu Yürütme Kururlu BaÅŸkanı
 
 
Türkiye’nin tüm su havzalarına kelepçe vurmak için projelendirilen yaklaşık 2 bin adet Hidro-Elektrik Santralleri (HES) tüm itirazlara karşı yapılmaya devam ediliyor.
BaÅŸta Karadeniz olmak üzere ülkemizin her su havzası birer yaÄŸma alanı olarak görülüyor.
Biz Derelerin KardeÅŸliÄŸi Platformu olarak HES’lerin geri dönüÅŸümü olanaksız doÄŸa tahribatına karşı mücadelemizi hukuksal ve toplamsal alanda sürdürüyoruz.
HES projelerine karşı açtığımız tüm davaları kazandık. Åžirketler ve yerel idareciler bu hukuksal kazanımları yok saydılar. HES inÅŸaatlarına göz yummaya kalktılar. Takipçisi olduk, yaÄŸmaya izin vermedik.
Ülkemizin her yerinde yurttaÅŸ tepkilerinin sesi olduk. Mitingler, paneller, sempozyumlar düzenledik. Köy kahveleri, camiler, akarsu baÅŸlarında derdimizi anlattık, tepkimizi dile getirdik.
Su baronlarının, HES’çilerin iÅŸbirliÄŸine karşı Derelerin KardeÅŸliÄŸini savunduk.
Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, GümüÅŸhene, Amasya, Tokat’ta ses olduk yankılandık.
 
Adil olmaya çağırıyoruz
Yaklaşık 120 HES projesi ile boÄŸuÅŸan Artvin, Derelerin KardeÅŸliÄŸi’ni en gür haykıran illerden biridir. Artvin’in ÅžavÅŸat ilçesinde 15 Temmuz günü Ardahan ilçesinde de 20 Temmuz günü HES’lere karşı bir araya geliyoruz. Temmuz sıcağında özgür akışını sürdürmek isteyen tüm dereler iki günlüÄŸüne Artvin’e akacak. 
15 Temmuz 2010 tarihinde ÅžavÅŸat’ta 20 Temmuz’da Ardanuç’ta düzenleyeceÄŸimiz mitingler için her türlü prosedürü yerine getirdik ve “HES’lere HAYIR!” mitingleri için yola koyulduk.
Ama bu yolculuktan hoÅŸlanmayanlarda oldu. HoÅŸnutsuzlar arasında sadece HES’çi firmalar deÄŸil ilçenin yöneticileri de yer aldı.
ÅžavÅŸat’ta çalışmanın ilk günlerinde arkadaÅŸlarımız hukuksuz biçimde gözaltına alındı. Bu yöntemle baÅŸ edemeyeceklerini anlayınca ÅŸimdi de afiÅŸ ve propaganda çalışmaları bahane edilerek arkadaÅŸlarımıza olmadık para cezaları uygulanıyor. 
Mitingler için yürüttüÄŸümüz çalışmalara keyfi engeller konulmakta, evlerimize astığımız afiÅŸlerimize bile çevre kirletme cezası uygulanıyor.
HES’çi ÅŸirketler aÄŸaç keserken, hafriyatları gayri sıhhi biçimlerde taşırken, daha önemlisi mahkemelerin verdiÄŸi yürütmeyi durdurma kararlarına raÄŸmen inÅŸaatlarını sürdürürken iÅŸlemeyen “çevre kanunun” doÄŸasını, tarihini, kültürünü kısaca hayatı savunan bizlere karşı iÅŸlemesini manidar buluyoruz.
Kamu yöneticileri artık HES’çi ÅŸirketlerin bölge müdürleri gibi davranmaktan vazgeçmeli, doÄŸanın ve toplumun yanına geçmelidir.
 
Dereler Artvin’e akacak
Tüm engellemelere raÄŸmen topraklarımızı zenginlerin kar hırsına kurban etmeyeceÄŸiz. Biliyoruz ki biz haklıyız. Gücümüzü buradan alıyoruz ve HES’çilere karşı Derelerin KardeÅŸliÄŸi kazanacak.
ÅžavÅŸat’ta Ardanuç’ta, Borçka’da bütün Karadeniz ve ülkemizde suya vurulmaya çalışılan kelepçeye ‘hayır’ diyoruz. Suyun alınıp satılabilecek bir mal olmadığını, suların borulara hapis edilemeyeceÄŸini her koÅŸulda savunmaya devam edeceÄŸiz.
Bu konuda il ve ilçelerde görev yapan tüm kamu görevlilerini de bir kez daha uyarıyoruz: “Siz HES ÅŸirketlerinin deÄŸil, bu vadilerde yaÅŸayan biz yurttaÅŸların sorunlarını çözmek için varsınız. Miting çalışmalarının baÅŸlangıcından bu yana takındığınız tavırdan vaz geçin. Olmanız gereken yerde, kanunların yanında durun.
Artvin’de ve DoÄŸu Karadeniz’de yaÅŸayan tüm yurttaÅŸlarımıza çaÄŸrımızdır. Biz binlerce insan Derelerin Özgür Akmaya devam etmesi için bir araya geleceÄŸiz. Bu büyük buluÅŸmada siz de yerinizi alın.
Çocuklarımız için…
Bugünümüz ve yarınımız için…
 
X                                 X                                 X                                 X                                 X
SUYUNA, YAÅžAMINA VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIK, HES'LERE HAYIR MİTİNGİ
ARDANUÇ DERELERİN KARDEÅžLİĞİ PLATFORMU GÖNÜLLÜ YÜRÜTMESİ
 
HALKIMIZA;
Gün geçmiyor ki Bölgemizde ve çevremizde bir doÄŸa katliamı haberi duyulmasın. Sularımız, vadilerimiz ve bütün havza; içinde yaÅŸayanlarla birlikte tehdit altındadır. Bu tehdit, yaÅŸam alanlarımızı besleyen sularımızın kullanımının özelleÅŸmesi yani ÅŸirketlerin eline geçmesi ÅŸeklindedir. Sularımızı almalarına göz yumduÄŸumuz zaman, sularımızı besleyen yamaçlar ve oralarda çıkan gözelere bile sahip olacaklar. Bizler ise; kurak, çorak, susuz alanlara hapsedileceÄŸiz. Hayvanlarımızın vadilerde otlamasına izin vermedikleri gibi belki tavuklarımızı bile dışarıya bırakmayacaklar. O zaman bütün bunlara sessiz mi kalacağız. Elbette ki HAYIR... Gün bütün bu olumsuzluklara dur deme zamanıdır... Gün mücadele günüdür. Gün bütün HES’lere topyekün HAYIR deme günüdür. Gün bütün HES yapan ve HES yaptıranlara REST deme günüdür. Ey su maÄŸdurları; Ardanuç İlçemizin hizmet alamamış bahtı kara köylüsü ve en ÅŸanssız kentlisi... Åžimdi bir araya gelme zamanıdır. Bütün bu kötülüklere ve HES belasına karşı hepimiz bir arada HAYIR demeliyiz. 20 Temmuz 2010 Salı günü yapılacak olan‘’SUYUNA, YAÅžAMINA VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIK, HES’lere HAYIR’’mitingine katıl, tembel davrananları uyar, mitinge katılımını saÄŸla. Herkesin bir arada durabildiÄŸini dosta düÅŸmana göster. Göster ki HES’çiler korksun, Göster ki HES’çiler korkudan titresin ve bir daha buralara adım atmasın. Ey Ardanuç Köylüsü ve Kentlisi, gücünü ve bir arada olduÄŸunu göster ki aleyhinde olan her ÅŸey lehine dönsün. Hayden; HES’lere HAYIR Mitingine... 20 Temmuz 2010 Salı günü bir arada olmaya, dayanışmaya... Hayden HES’leri ve HES’çileri ilçemizden kovmaya; 20 Temmuz Salı günü Mitinge... YaÅŸasın İlçemizin direngen Halkı, YaÅŸasın Derelerin KardeÅŸliÄŸi...
 
X                                            X                                            X                                            X
 AKDENİZ DERELERİ
KARADENİZ DERELERİYLE KARDEŞTİR
15 TEMMUZ MİTİNGLERİNDE YANLARINDAYIZ
 
ANTALYA ISPARTA BURDUR DERELERİ GÖNLÜNCE AKSIN ÇEVRE PLATFORMU
 
Karadeniz'in birbirinden güzel derelerinden baÅŸlayarak pıtırak gibi tüm ülkemizin derelerini katletmeye baÅŸlayan hes'lere karşı ilk ateÅŸi yakan Karadeniz Derelerinin 20 Temmuz 2010'da yapacağı ARDANUÇ MİTİNGİNİ destekliyor, yanında olduÄŸumuzun bilinmesini istiyor ve de "Akdeniz ve Karadeniz Dereleri KardeÅŸtir" diyoruz.
Bu makale 600 kez okundu.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu Makaleye Yapılan Yorumlar ( 0 )

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Haber Arama


Şuan çalan şarkı: 03-Seni Seviyorum
Dinleyici Sayısı ve Kapasitesi 0/100
Sami
ÖZÇELİK
Günün
İçinden
Taner
Artvinli
Çağlar
ÇAVUŞ
Turgut
AÇARİ
Güner
YALÇIN
Piyasa Bilgileri
DOVİZ TÜRÜ ALIŞ SATIŞ
USD 1.5022 1.5129
EURO 1.9166 1.9301
STERLIN 2.3064 2.3236
12 EYLÜL'DE HALK OYLAMASINA NE DİYORSUNUZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZIM
OY KULLANMAYACAÄžIM
Anket Sonuçlarý Yükleniyor. Lütfen bekleyiniz...
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Åž.'ye aittir.
Hürriyet Cad. No:6/11 - ARTVİN -- Telefon: (466) 212 68 56 - 212 70 71 / Faks: (466) 212 79 33 / E-Posta: 08haber@08haber.com
Reklam vermek için : radyo08@hotmail.com