14.11.2019
Artvin´de yıllarca esnaflık yapan, çalışkanlığı ve açık sözlülüğü ile tanınan, alın teri ile üretmeyi bir onur sayan, 76 yaşındaki Fevzi Yılmaz, İstanbul´da yaşanan zehirli ıspanak olay sonrası açıklamalarda bulundu. Hayatında böyle bir şey duymadığını ve ıspanağa benzeyen bir başka otun da olmadığını söyleyen Yılmaz;

 

 
"Ben 76 yaşındayım. Hayatımda ıspanağa benzeyen bir başka bitki, otu be duydum, ne de gördüm.
 
İlk defa geçen hafta ıspanaktan insanların zehirlendiğini duyunca hem gülesim geldi hem de çok üzüldüm. Hani insanlar bazen ağlayacak yerde acı acı anlamsız gülerler ya!
 
Çünkü yapacak başka bir şeyleri kalmaz. O acıklı olaya gülerler ya, benimki aslında o. Şimdi şunu söylemek istiyorum; O ıspanağın tohumları nereden geliyor? Niye kimse bunu sorgulamıyor bizim yerli oturumlarımıza ne oldu? Ben hayatımda ıspanağa benzeyen bir bitki ne duydum ne gördüm. Üstelik yıllarca manavlık yaptım, sebze ektim Pazarda halka sunduk. Bir tane şikâyet almadık.
 
Çünkü bağ bizim, tarla bizim, tohum bizimdi. Alın teri, nasırlı eller, emek bizimdi. Ne ektiğimizi, ne biçtiğimiz, ne yediğimizi çok iyi biliyorduk.
 
Üzülerek söylüyorum ki şimdi yediklerimiz nedir bu tohumlar nereden geliyor, bu tohumlar niye tohum vermiyor? Bütün bunları sormamız, sorgulamamız lazım. Ben sözünü açık söylemesini seven bir insanım. Çıkış yolumuz, yerli tohuma dönmemiz lazım.
 
Ne olursa olsun bilinçli olmamız lazım Türkiye Bereketli Topraklar ile çevrelenmiş çok güzel bir memleket, ne yazık ki İsrail´in veya bir başka ülkenin tohumlarını ekliyoruz. o tohumlar tohum vermediği için bir başka sene yine tohum alıyoruz, bir kere sorunun asıl kaynağı budur diye düşünüyorum. Bunu konuşmak, söylemek benim vatandaşlık görevimdir.
 
Yerel basın olarak size önemli görevler düşüyor. Lütfen bu söylediklerimi yazın. Çünkü birilerinin konuşması lazım. Çünkü birilerinin bunu anlatması lazım. Ben kötü bir şey söylemiyorum. Ülkemizi yönetenlere, tarım Bakanlığı´na, ilgili tüm kurumlara biz halka hepimize büyük görev düşüyor.
 
Biz eskiden Yerli Malı Haftası yapardık. Kendi kendisine yeten 7 ülkeden biriydik ve bununla büyük gurur duyardık. Yerli malı haftasında bizim kendimizin ürettiği meyve, sebze, yiyecek, içecek, peynir, yoğurt, ayran vardı. Çocuklar okullara getirir birlikte önce o ürünleri, tanırlardı, anlatılırdı sonra birlikte aynı sofradan yenirdi. Paylaşım ve dayanışma öğretilirdi. Soframıza asla gazlı içecekler gelmezdi. Kızılcık şurubu, ayran Kendi yaptığımız limonataları içerdik. Çocuklarımızı kendi balımız ayağımızla besler büyütürdük. Tekrar o güzel yıllara, kendi bağımıza, tarlamıza, yaylamıza, köyümüze dönmemiz gerekiyor. Diyorum. Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. “dedi.
 

Bu haber 301 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : SAMİ ÖZÇELİK

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 1 )
Sevindim
Ağzına yüreğine,sağlık Fevzi abi. Teşekkürler.
 Nebi Acar -- 17.11.2019 19:45
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com