13.05.2020
Tüm dünyayı, ülkemizi ve ilimizi etkisi altına alan koronavirüs (Covit-19) salgını ile mücadele devam ediyor. Bugüne kadar dünya genelinde 260 bini aşkın insan ölürken, ülkemizde bu sayı 4 bine yaklaştı.

 

 
Artvin’in Ardanuç ilçesi covit-19 vakası görülmeyen nadir ilçelerimizden birisi oldu. Ancak korkulan şu; Bunu yanlış anlayıp ya insanlar tedbiri elden bırakırsa? İşte felaket o zaman yaşanır. Ardanuç Belediye Başkanı Yıldırım Demir, yerel gazetelere yansıyan koronavirüs görülmeyen ilçe manşetine temkinli yaklaşarak açıklamalarda bulundu.
Demir, ortada güzel bir tablo varsa, başkahramanı Ardanuç halkıdır. Fakat, henüz yolun çok başındayız. Aman ha!..” diyerek uyarmayı da ihmal etmiyor.
 
İşte Başkan Yıldırım Demir’in yerel basına yaptığı açıklama;
 
─ARTVİN VE İLÇELERİNDE BAŞARILI BİR ÇALIŞMA YAPILDI
 
Bütün dünya çok büyük bir salgının pençesinde. 190 ülkede aynı anda yaşanan ölümcül bir salgından söz ediyoruz. Ülkemizde de salgına karşı 83 milyon mücadele veriyor. Artvin ve ilçelerinde koranavirüs ile ilgili mücadele hakikatten başarılı olduğunu söyleyebilirim.
Bu başarıda özellikle yöneticilerimizin ve tabii ki vatandaşlarımızın kurallara uymalarında dolayı çok önemli katkıları oldu. Ben bütün vatandaşlarımıza kurallara uydukları için teşekkür ediyorum ve bütün yöneticilerimize, Sayın Valimize, ilimizdeki ve ilçemizdeki bütün yöneticilerine teşekkür ediyorum. Ortaklaşa bir çalışmasıyla bu başarı yakalandı diye düşünüyorum. Bugün yaklaşık 1 aydır ilimizde koronavirüs vakası gözükmüyor.
 
─ARTVİN’DE POZİTİF VAKANIN 1 AYDIR GÖRÜLMEMESİ ERKEN REHAVETE NEDEN OLMAMALI SEVİNMEK İÇİN HENÜZ ERKEN!
 
Fakat bu başarının erken gelmesi tabii ki tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Yani anında rehavete kapılmamamız gerekiyor. Bizim en büyük korkumuz budur. Yani bugün pozitif vakamız yok diye yarın görülmeyecek diye bir garantisi yok! Tedbiri aman ha elden bırakmayalım. Bunca emeğe yazık olmasın. Benim mesleğim veteriner hekimliktir. Sağlık Bakanlığı ve özellikle sağlık çalışanları gerçekten çok özverili bir çalışma ile alkışları hak etti, bundan dolayı yürekten alkışladık.
Ancak Türkiye çapında uygulanan mücadele yöntemlerine bakıldığında bu hastalığı çok hafife aldıklarını ve yeterince sıkı kuralların uygulanmadığını görüyorum. Şu an bu hastalığın seyri ile ilgili şunu söyleyebilirim. Henüz yüzde 15-20’si arasındaki süreci yaşıyoruz. Yani işin yüzde sekseni duruyor, tehlike geçmiş falan değil. Geldiğimiz noktayı küçümsemiyorum. Ama savaş daha yeni başlıyor.
 
BUGÜN İLÇEMİZDE POZİTİF VAKA YOK DİYE
YARIN OLMAYACAK ANLAMI TAŞIMAZ ÇÜNKÜ...
 
Değerli hemşehrilerimizi buradan uyarmak istiyorum. Bilim Kurulu’nun önerilerine, Sağlık Bakanlığının açıklamalarına uyun. Özellikle bazı televizyon kanallarında haberlerde bu işin çok hafife alındığını görüyorum. İlgisiz, alakasız kişilerin ahkam kestiğini görüyoruz! Bunlara çok dikkat edilmeli.
Bir hekim olarak söylüyorum. Burada ilk kural var. Bir tanesi ve en önemlisi bu hastalığa yakalanmamaktır. Bu hastalıkla mücadele gerçekten kolaydır. Kolaylığı şuradadır. Eğer hakikaten temasından kaçınıyorsanız, sosyal mesafeye dikkat ederseniz, maske takarsanız, kalabalık ortamlara girmezseniz, ne kadar az insanla konuşursanız bu hastalığa yakalanma riskiniz o kadar düşer.
 
MÜCADELE SÜRERKEN HAYAT DA DEVAM EDİYOR!
 
Diğer yandan mücadele ederken hayat devam ediyor. İnsanlar şunu soruyor? -İyi evde kalalım da nasıl geçineceğiz? -Geçim kaygısında. Tabii ki hayatın akışında bizim de işçilerimiz temizlik yapıyor, ilaçlama yapıyor. Bize düşen görevleri belediye olarak yapıyoruz, yapmak zorundayız. Ülkenin işleyen, dönen çarkları var. Sanayisi var, turizm sektörü var, tarım, hayvancılık var. Çiftçisi var, köylüsü var. Bu insanların çalışmaya, üretmeye devam etmesi gerekiyor. Burada insanların bireysel kurallara uyması gerekir. Eskisi gibi toplu halde bulunmamaları, yakın temasta bulunmamaları gerekir.
Devletin diğer kurumlarıyla belediye olarak çalışmalarımızı uyum içerisinde yerine getirmekteyiz. Eşgüdüm vardır. Bundan bir sıkıntımız yok. Pandemi ilk başladığı haftadan beri bir buçuk ayı geçtik. 11 Mart’ta başladık. Haftada iki gün Cuma günü ve Salı günü olmak üzere ilçemizdeki bütün resmi kurumları, bütün ticarethaneleri, ticari taksileri, minibüsleri rutin olarak haftada iki defa dezenfeksiyon İşleminden geçiriyoruz. Onun dışında vatandaşların bize ilettiği her türlü sosyal çalışmalarımızı gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
 
11 MAYIS’DA AVM’LER, BERBERLER VE KUAFÖRLER AÇILDI
Maske desteğine de başladık. Önceden sadece belediyeye gelenlere veriyorduk. Malum 11 Mayıs Pazartesi günü kuaförler, berberler açıldı. Onlarla zabıtamız iletişime geçti. Bütün dükkânları ilaçlandı. Hepsine maske dağıtıyoruz. Varlığımızla halkımızın yanında olmaya gayret gösteriyoruz.
Belediye yardımlarıyla ilgili de şöyle bir şey anlatayım. Şimdi tabii devletimiz sosyal Yardımlaşma fonundan, diğer kaynaklardan vatandaşa yardım ediyor.
 
İNSANLARA SOKAĞA ÇIKMA DİYORUZ AMA
ONLARIN YAŞAMLARINI SÜRDÜRMESİ LAZIM
 
Diyelim ki bir vatandaşımızı İstanbul´da ikamet ediyor ve hiçbir geliri yok. Çocukları var, ailesi var, biz ona sokağa çıkma diyoruz. Oysaki o geçinmek için çocuğuna ekmek götürmek için herkes gibi mecburiyetten sokağa çıkacak. Sağlık Bakanlığımızın kendi tabiriyle Türkiye’de bir kişinin on altı kişiye hastalık bulaştırdığını söyledi. Sürecin en kötü yanı budur. Herkes hastalık belirti vermiyor. Böylece farkında olmadan sağlam kişilere hastalık bulaştırıyorum. Eğer benim ihtiyaçlarım yerinde karşılanırsa dışarıya çıkmam başkalarına da bulaştırmam
 
DEVLET, BELEDİYE HALK HEP BİRLİKTE OLMALIYIZ!.
 
Onun için bu yardım sürecini de şöyle düşünüyorum. Bir ucundan devletimiz tutmuş ve öteki ucundan da bırakın belediyeler tutsun. Tutsun ki bu insanların bu ihtiyaçlarını giderelim. Eğer bunu başarıyla yaparsak hasta vatandaş dışarıya çıkmaz, yeni kişilere de bulaştırmaz. Onun için bu işin yapılmasında öyle kıskançlıklar kaprisler göstermek olacak iş değil. Devletin ilgili sosyal kurumlardan yardım etsin belediyeler de kendi imkanlarıyla yardım etsin. Yardım etme fırsatı ve imkanı olan vatandaşlarımız, zenginlerimiz, hayırseverlerimiz de yardım etsin ve anlayışımız şu olsun; hizmette yarışalım. Bundan da karlı kim çıkar tabii ki vatandaş.
 
BAYRAMDA GELECEKLER
HEMŞEHRİLERİMİZİN DİKKATİNE!.
 
İçinde bulunduğumuz ay Ramazan ayıdır. Allah kabul etsin. Tabii önümüzde Ramazan Bayramı var. İlimize, ilçemize gelecek herkese, çok kıymetli hemşehrilerimize şunu söylemek isterim; anavatanı anayurdu, baba toprağına niye geldiniz diyemeyiz, Asla böyle bir hakkımız ve haddimiz olamaz. Tabi ki gelecekler, doğdukları eve, köye hasret giderecekler, bağında, bahçesinde çalışacaklar. Ama şunu istirham istiyoruz. Burada yapılacak olan şudur. Geldiğinizde ilk 15 gün geçecek. Kendinizi karantinaya alacaksınız. Akrabanız başta olmak üzere kesinlikle hiç kimseyle temasta bulunmayın. Bugün ben temizim ama üç gün sonunda hastalık belirtisi olabilir. Gelirken, çok dikkatli olun.
 
DEPREM İÇİN BAĞIŞ TOPLADIK SIKINTI YOK!.
SALGIN İÇİN ENGEL ÇIKARTILIYOR NEDEN?..
Son olarak ben şunu söyleyerek bitirmek istiyorum. 2 önemli tespitimi yapacağım. Birincisi 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ ve Malatya’da 6.8 şiddetinde deprem oldu. 41 vatandaşımız hayatını kaybetti. Biz bu insanlar için bağış kampanyası açtık. Çok büyük bir ilgi oldu. Kamyonlarla bu bölgelere yardımlarımızı ulaştırdık. Bunun için hiç kimseden izin almadık. Kimse de siz bunu yapamazsınız demedi. Şimdi, dünyanın seferber olduğu, ülkemizin seferber olduğu asrın salgınında belediyeler bağış kampanyası açıyor, açamazsınız deniyor! O zaman kanuni olan şimdi mi kanunsuz oluyor? bunun altını çizmek isterim.
 
KORONA SALGININDA SAĞLIK BAKANLIĞI BAŞARILI İSE BUNUN NEDENİ SAĞLIĞIN ÖZELLEŞTİLMEMESİNDENDİR!
 
Bu salgın mücadelesinde Sağlık Bakanlığımız başarılı mı kim ne derse desin başarılı. Sağlık sistemimiz Cumhuriyetle birlikte oluşturuldu ve büyük bir tecrübe edinmiştir. Bugüne kadar birçok salgını başarıyla atlatmışız. Bakın ölümlerin en çok gerçekleştiği Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, bunlar gelişmiş ülkeler kişi başına gelirleri yüksek. Ama sağlık hizmetlerini özelleştirmişler, yani özele satmışlar! Hangi ülke sağlık hizmetine özel satmışsa orada çok insan öldü. Çünkü onlar özeller bu konuda yan çiziyorlar! Onlar için öncelik insan sağlığı değil, paradır!.
İyi ki bizim devletimiz de bu kadar özelleştirme hevesli yöneticiler olmasına rağmen sağlık sektörümüz devletin elinde. Çalışanların yüzde doksanı devletindir.
Sağlık ticarileştirilmemelidir. Aksi takdirde hipokrat yemini çıkar, menfaat, dolar yeminine döner. Buradan çıkaracağımız en önemli sonuç şudur; sağlık sektörünün özelleştirirsek, eğitim sektörümüzü özeleştirirsek, Fransa gibi İtalya gibi Amerika gibi çok ölümle karşılaşırız. Lütfen halkımız bunun farkında, bilincinde olsun. Bundan sonraki yaşamımızı ona göre biçimlendirelim. Her musibetten bir ders de almamız lazım.
 
KOVİT İLE VATANDAŞ TOPRAĞI İLE KÖYÜ İLE BARIŞACAK
Ve son olarak; koronavirüs ya da covit-19 bize şunu öğretti; vatandaşımız toprağı ile barışacak. Ekip biçecek. 40 bin köy üretime başladığını düşündüğümüzde nelerin değişeceğini hayal edebiliriz.
Bu doğa sadece bize ait değildir.
Diğer canlıların yaşam alanlarını kısıtlarsak yaşama alanlarını sınırlandırırsak başımıza tahmin edemeyeceğimiz olaylar, felaketler, salgınlar gelir. Bu dünya üzerinde yaşayan tek canlının biz olmadığımızı çevreye duyarlı bir yaşam geliştirmemiz gerektiğini artık yaşayarak öğreniyoruz. Burada bir iki cümlede yerel basınımıza, ulusal basınımıza iletmiş olalım. Basın çok önemli bir güçtür. Halkın kulağı, gözü, sesidir. İşini halktan, haktan, doğrudan yana yapan tüm basın organlarına, basın mensuplarına saygılarımı sunuyorum.
Bundan sonraki süreçte daha dikkatli olunması temennisiyle değerli hemşehrilerimize selamlarımızı saygılarımızı gönderiyoruz, sizlere de bize bu imkânı verdiğiniz için teşekkür çok teşekkür ediyorum.
 

 

Bu haber 548 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : Sami ÖZÇELİK

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com