13.09.2011
08 HABER, Şavşat ilçesinin sorunlarını dile getiriyor. 2003 yılında 'SORUNLARI DUYURMAK İÇİN VARIZ' sloganıyla yola çıkan 08 HABER ilklere imza atmaya devam ediyor.

 

08 Haber gazetesinin etkili kalemlerin emekli öğretmen Mümtaz Temiz, yaşadığı ilçenin sorunlarına parmak basıyor. 30 yıllık eğitim hayatındaki başarısını şimdi de gazetecilik alanına taşıyor. Doğduğu ilçede 11 yıl diğer yıllarını değişik görev yerlerinde öğretmen olarak tamamlayan Temiz, emekli olmasına rağmen üretmeye devam ediyor. Ömrünü adadığı Şavşat ilçesinin kalkınması için yoğun çaba sarf ediyor.
 

Yazarımız Mümtaz Temiz’in bu sayıdaki konuğu, ÖDP Şavşat İlçe Başkanı Ferruh AYDIN oldu. Şavşat ekonomisi ve ilçenin kalkınması üzerine konuştu.

   

ŞAVŞAT’IN SORUNLARINI KONUŞUYORUZ (6.BÖLÜM)
 
Şavşat’ın sorunlarını ve çözüm yollarını konuşmaya devam ediyoruz.
Bugünkü konuğum Şavşat Özgürlük ve Dayanışma Partisi İlçe Başkanı Sayın Ferruh AYDIN.
 
Ferruh Bey son derece mütevazi, efendi, deyim yerindeyse utangaç bir kişiliğe sahip.
 
Ferruh Aydın’la sohbetimizi Şavşat’ın simgesi bir yerde EFKAR TEPESİ’NDE gerçekleştirdik.
 
Efkar Tepesi, usta romancı, eğitimci- yazar Fakir Baykurt’un bu tepeden esinlenerek yazdığı “Efkar Tepesi” romanının esin kaynağı olan tepenin adı.
 
Şavşat Belediyesi bu tepede bir çay bahçesi ve çocuk parkı düzenlemiş. Şavşatlıların ve yabancı turistlerin her mevsim uğrak yeri olan Efkar Tepesi tam bir dinlenme ve seyir yeri. Kamelyaları ve ana bina üzerindeki köşkleriyle sizi dinlendiren nefis bir yer.
 
Buradaki kafenin işletmecisi durumunda olan Ferruh Bey ve ailesi tam bir emekçi aile. Hem kendisi, hem eşi ve hem de yaz aylarında tüm çocuklarının özveriyle çalıştıklarını görüyoruz.
 
Ferruh Aydın’la köşkünde oturuyoruz. Küçük kızı Demet’e fotoğraf makinemi veriyorum. Bizi birlikte görüntülüyor. Demet ilköğretim dördüncü sınıfta. Çok şeker bir kız. Aynı zamanda çok usta bir tavlacı. Resimlerimizi çektikten sonra bize çay getiriyor.
 
M.T.: Ferruh Bey merhaba. Malum bir süreden beri Şavşat’ın ileri gelenleriyle, yöneticileriyle, siyasi parti mensuplarıyla sohbet ediyor, Şavşat’ın sorunlarını irdelemeye çalışıyoruz. Sorunları ve çözüm önerilerini masaya yatırıyoruz. Sizin de bu konuda düşüncelerinizi alalım istedik.
 
F.A.: Hocam hoş geldiniz. Çok doğru bir iş yaptığınızı bilmem söylememe gerek var mı? Şavşat’ın asıl sorunu sorunların birileri tarafından açık seçik ve tarafsız bir şekilde dile getirilmemiş olması. Bu anlamda çok doğru bir şey yapıyorsunuz.
 
Şavşat’ın öncelikli sorunu ekonomidir. Ekonomik anlamda öteden beri gençliği istihdam edecek bir ekonomik yapılanma olmadığı içindir ki, ilçe belki de en çok göç veren bir ilçe haline geldi. Göç olunca da bağlantılı olarak ekonomi daha da bozuldu.
Önceleri bazı köylerimizde gençler ormanda çalışarak geçimini sağlarlardı. Hoyratça yapılan bu kesimle ormanlar da bitirildi. 70’li yıllarda en küçük köyümüzde ilkokulda 70-80 öğrenci olurdu. Şimdi okulu bırakın neredeyse köylerde ikamet eden kimse kalmadı. Bazı köylerimizde kışın birkaç hane kalıyor. Nüfusun olmadığı bir yerleşkede hiçbir şey yapamazsınız. Öncelikli sorun göç sorunudur. Göç bir biçimde durdurulmalı, hatta iş-aş bulmak için bu güzel doğayı terk edip gidenlerin geriye dönüşü sağlanmalı. Bunun için devlet ve özel teşebbüs destekli ciddi projeler gerekmektedir.
 
M.T.: Mesela siz ne önerirsiniz?
 
F.A.: Bu bölge tarım için pek elverişli değildir. Ama hayvancılık için hem geniş çayır alanları, hem meraları, hem yaylaları ile hayvancılık için mükemmel bir bölgemiz var. Ama hayvancılık bilinçli ve verimli yapılmalı. Bu yöreye uygun hayvan cinsleri belirlenmeli, hayvancılık yapan köylüler desteklenmeli. Bir yandan köylü hayvancılık yaparken bir yandan merkezi hükümet “ANGUS” ithal etmemeli. Vatandaşın hayvanı ve hayvansal ürünleri pazar bulabilmeli.
 
M.T.: Uygun hayvan cinsi dediniz. Önereceğiniz bir cins var mı?
 
F.A.: Bizim bu yöreye, Kafkasya doğasına en uygun hayvan cinsi büyükbaş hayvanlarda “ZAVOT” dediğimiz cins, küçükbaş hayvanlarda da “HEMŞİN KOYUNU” dediğimiz ince uzun kuyruk koyun cinsi bu yöre iklimine ve doğa koşullarına en uygun cinslerdir.
 
M.T.: Bir dönem sizin köyünüzün “ A.Koyunlu, Y.Koyunlu” köylerinin koyunu çok tutulurdu. Hatta koyunculuğundan dolayı bu adı almıştı. Neydi bu koyunların özelliği?
 
F.A.: Bizim köyümüzde beslenen işte benim söylediğim cins, yani “HEMŞİN KOYUNU” cinsi. Bu hayvanlar vücutlarındaki yağ oranı ve kuyruğu az, ama et ve süt verimi yüksek olan cinstir. Ayrıca bu coğrafyanın iklim özelliklerine en dayanıklı cinstir.
 
M.T.: Başka ne önerirsiniz?
 
F.A.: Hayvancılık bana göre en önemli seçenek olmalı. Ama alternatif ekonomik çabalar da tabii olmalı. Örneğin: Bu güzel ve son derece temiz doğada ev tipi aile pansiyonculuğu şeklinde turizm geliştirilebilir. Artık sahiller dinlenme ve tatil beldesi olmaktan çıktı. Günümüzde şehirlerin gürültüsünden usanan, bunalan insanların dinlenmek için aradığı turizm alanları dağlar, yaylalardır. İlçemiz bu iş için çok ideal alanlara sahiptir. Ben bile hayatım köylerde geçmiş olmasına karşın, yaylaları, dağları arıyor, özlüyorum.
 
M.T.: İyi de köylerin ve bütünüyle Şavşat’ın turizm açısından gelişmesinin önünde çok büyük bir engel var; yollar. Yollarımız buna uygun mu?
 
F.A.: Çok doğru. Şavşat’ın en önemli sorunu yol. Sahilden gelirken Hopa’da yol bitiyor. Doğudan gelirken, Erzurum’a, Ardahan’a geliyorsunuz yol bitiyor. Buraya yerli ve yabancı birçok kişi geliyor. Hepsi “çok güzel ve turistik bir çevreniz var; ama yollarınız çok kötü” diyorlar. Yollar insanların buraya gelmesini özendirecek güzellikte olmalı.
 
M.T.: Ferruh Bey, size bir de özel bir soru sorayım. Sizin köyünüz sınırları içerisinde belki de bu bölgenin en ilginç turistik yerlerinin olduğu söyleniyor. Şu “ODALAR ve ŞELALE’den” de biraz bahsedelim mi?
 
F.A.: Hocam işte belki de Şavşat’ın CEVİZLİ KİLİSESİ’nden de, KARAGÖL’den de daha önemli bir turistik yeri bu bahsettiğiniz yöredir. Burayı ilçemizde çok az kimse bilir.
 
M.T.: Keşke bu röportajı yapmadan önce oraya da gidip orasının resimlerini çekme olanağım olsaydı. Ama sizin ağzınızdan dinleyelim. Belki başta ilimizin yeni Valisi ve ilçemize yeni gelecek olan Kaymakamımız bu yazımızı okurlar. Umarım ki, bizi dikkate alırlar ve burasını turizme kazandırırlar.
 
F.A.: Hocam orası Yukarı Koyunlu- Kirazlı sınırına yakın bir yerde. Tam dağın eteğinde. Odalar Gürcü Prensesi TAMARA tarafından yapılmış. Emsalsiz güzellikte kaya yontular bulunan bir yerleşke. Tamara Moğolların saldırılarından saklanmak, korunmak için orasını yaptırmış. Kayaların müthiş derecede güzel yontulduğu, bu günün olanaklarıyla dahi o işlemeciliğin çok güç olabileceğini söylersem yanlış olmaz. Dimdik yalçın kayanın ortasında bir oda. Ne aşağıdan çıkmak mümkün, ne yukarıdan inmek. Tek kelimeyle görmek lazım.
 
Yine bu yöredeki şelaleyi hiç kimse bilmiyor. Tam bir doğa harikası. Tek sorun yol… Yol olmayınca ulaşım zor oluyor. Ama doğa sporları için, traking için belki de en uygun alan. Sadece tanıtılmayı bekliyor.
 
M.T.: İnşallah bizim bu röportajımız yetkililerin dikkatini çeker. Oranın yolunun ille de o noktaya kadar yapılması gerekmez. Ama belli bir noktaya kadar mutlaka olmalı. O noktadan sonra da güvenli bir patika, yürüyüş parkuru yapılırsa hem spor hem turizm için hizmete açılır.
 
F.A.: Aynen öyle. Zaten burasının belki de araçlara uygun yolu olsaydı, şimdi defineciler tarafından tamamen tahrip edilmiş olurdu.
 
M.T.: Peki, Sayın Aydın, Şavşat için başka ne önerirsiniz?
 
F.A.: Sayın Hocam, bu bölgede bir başka ekonomik getirisi olan şey ARICILIKTIR. Bugün ANZER balı bildiğiniz gibi bir marka olmuş. Bir kg. fiyatı 500- 600 Lira. Biliyor musunuz Anzer balının çiçek özü bizim buralarda “HOZİK” dediğimiz bitkinin çiçeği. Buralar hozik dolu. Ancak bu “karakovanda” hiç el değmeden, müdahale etmeden yapılmalı. Eskiden bizim kütük balımız vardı. elimize alır, ekmek gibi yerdik. Şimdi fenni kovanlar balın özelliğini bozdu.
 
M.T.: Ama onun da verimi az.
 
F.A.: Haklısınız. Az ama gerçek bal. Marka olacak bal. Ama kütük balı, ama kovan balı… Bu çevrede alternatif getirisi olacak iş arıcılık olmalı.
 
M.T.: Biraz da sizin işletmenizden, yani buradan bahsedelim. İçeride, duvarda bir resim var.
 
F.A.: O resim Fakir BAYKURT’UN RESMİ. “Efkar Tepesi” romanını yazar bu tepede yazmış. O zaman tabii burası sadece ormanlık bir tepe imiş. Dersten sonra, tatil günleri bu tepeye çıkar, burada hem dinlenir, hem de romanını yazarmış. O anlamda bu tepe çok önemlidir. Aslında FAKİR BAYKURT adına burada daha güzel bir köşe oluşturulmalı.
 
Bu tepedeki baz istasyonlarının iki tanesi buradan kaldırıldı. İnşallah diğeri de kaldırılır. Bu tepedeki elektrik telleri de yeraltına alınırsa burası görsel açıdan çok daha güzel hale gelebilir.
Yine bu bina kış aylarında da insanlarımızın gelip oturabileceği, dinlenebileceği çevreyi gözlemleyebileceği yer haline getirilmeli.
 
M.T.: Bu ilçenin son derece eğitimli ve yetenekli gençleri var. Ama onların yeteneklerini sergileyecekleri, geliştirebilecekleri bir salon yok?
 
F.A.: Bu da bu ilçenin çok önemli bir eksiği. İlçeye mutlaka çok amaçlı bir salon kazandırılmalı. Bu salon hem toplantı, hem tiyatro, hem de kültürel ürünlerimizin sergileneceği çok amaçlı bir salon olmalı. Gençlerimiz burada fotoğraf, resim, müzik, tiyatro gibi alanlarda hem eğitim almalı, hem de becerilerini sahneleme, sergileme olanağı bulmalı.
 
Bu ilçenin daha yaşanılır hale gelmesi için çevre yolu mutlaka bir an önce yapılmalı. İlçemizi çevre il ve ilçelere bağlayan yolları günün koşullarına uygun yeniden düzenlenmeli. Genişletilmeli. Yollardaki bariyerler daha güvenli hale gelmeli.
 
Köy yolları da sadece kamyon ve minibüslerin gidebileceği yollar değil, küçük araçların da rahatça gidebileceği yollar haline getirilmeli.
 
Meyvecilik, özellikle ekonomik getirisi olan kiraz, ceviz ve elma gibi meyveler geliştirilmeli. Soğuk hava depoları yapılırsa meyvelerin korunması ve pazarlaması daha kolay olabilir.
 
M.T. Ferruh Bey bana zaman ayırdınız. İlçemizin önemli sorunlarına değindiniz. Çok teşekkür ederim. Umarım ilgililerin dikkatini çekeriz. Bu sözleriniz birilerine ulaşır.
 
F.A.: Ben teşekkür ederim. İlçemizin tanıtımına önemli katkı sunuyorsunuz.
 
Not: CHP ilçe başkanı ile yapmak istediğimiz sohbeti başkanın rahatsızlığı nedeniyle gerçekleştiremedik. En kısa zamanda onunla ve il genel meclis başkanı Sayın Hasan Temiz’le de röportajımız olacak.
 
Esen kalın.

Bu haber 4305 kez okundu.

Yazan :
Kaynak : Mümtaz TEMİZ / 08 HABER

Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com