GÜLMECE GÜLDÜRMECE…
Rasim   YILMAZ
23.06.2014

 

GÜLMECE GÜLDÜRMECE…
Rasim Yılmaz
21 Haziran 2014
 
 
Sevgili dostlar,
Mizah, kişiye mutluluk duygusu veren, kişiyi kısa veya uzun süreli meşgul eden işlerin ya da olumsuzlukların stresinden uzaklaştıran ve insanın kendini iyi hissetmesine yol açan bir sanat dalıdır.
 
Aslında mizah dediğimiz olay, günlük yaşamımızdan alınarak, değişik biçimlere sokulup yaşanmışlıklarıyaşanıla bilirlik durumuna getiren, diğer bir ifade ile de kıssadan hisseleştirilmiş kısa anlatımlardır.
 
Bu yaşanmışlığı gülünebilir hale getirirken aynı zamanda düşünmenin de olanağını yaratan, eğlendirirken öğreten önemli bir ifade tarzıdır da.
 
Şimdiye kadar, kültür- sanat, politika, kısaca hayata dair her konuda yazdım ve siz değerli okurlarımla karşılıklı çok değerli alışverişinde bulunduk…

Bugün ise tamamen bunların dışında çoğu yaşanmışlıklardan alınmış birkaç mizahi öykülerden örnekler sunmak istiyorum…İşte o güldürürken düşündüklerimiz, düşünürken ders çıkarabilecek olduklarımızdan kısacık örnekler…
***
SAN BİR POĞDAN ANLAMİYERSIN!
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
Şavşatlı yaşlı adam doktora gitmiş. Doktor akciğer filmi istemiş. Hasta filmi çektirip gelmiş. Filmi inceleyen Doktor:

-Amca bu ciğerleri ne hale getirdin, sen sigarayı içmemiş yemişsin. Hala bu yaşta niye sigara içiyorsun? diye sorunca, Şavşatlı ihtiyar:

-Get babam get, san bir poğdananlamiyersın! San gettabaşğabilan biri galsın. Ben hayatımda ağzıma sigara sürmadım!” diye yanıtlamış.
 
***

HEPSİNİ İÇTİK
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
Tekirdağ’da trafik polisi, içinde kızlı erkekli beş genç bulunan bir aracı durdurup sürücüye sormuş:

 
-Gençler alkol var mı?Sürücü mahcup bir şekilde:

 
-Üzgünüm polisabe ya, hepsini içtik! Bilsek senle karşılaşacağımızı biraz da sana saklardık beyaa! diye cevap vermiş.
 
***
KİM ÇALDI BENİM ATIMI?
 
Temel batılıların en iyi kovboyuymuş. Bir bara gitmiş, birkaç kadeh viski devirdikten sonra hesabı ödeyerek şapkasını giyip dışarı çıkmış. Ancak üç dakika geçmeden büyük bir hışımla geri dönmüş ve sinirli bir şekilde elindeki Laz yapısı silahını sertçe masaya vurup:

 
-Kim çaldı lanbenumatumi? Atumi her çim çaldıysa hemen cericetursun!diye kükremiş!
 
Bir süre beklemiş, hiç kimseden ses çıkmayınca bu kez:

 
-5 dakika içinde atım cericelmazsa20 yıl önce yaptuğumi yapmak zorindakalacağum!!!deyince içeridekilerde bir dalgalanma olmuş, herkes fena korkmaya başlamış. Sonra da 5 dakika içinde Temel’in atını getirip teslim etmişler.
 
İçlerinden bir dayanamayıp:

 
-Kovboy, 20 yıl önce ne yapmıştın? diye sormuş.

Temel:

 
-20 yıl önce yine atumçalinmişti,  bende eve yurüyerekcittumdaaa!demiş.
 
***
ER KİŞİ NİYETİNE
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
Vefat eden üst düzey bir komutanın cenazesi Kocatepe Camisine getirilip musalla taşına konur.

Devlet erkânı başta olmak üzere kalabalık bir cemaat cenaze namazı için saf tutarlar.
 
İmam, cenaze namazını kıldırmadan önce cemaate cenaze namazının nasıl kılınacağını anlatıp arkasından:

 
“Er Kişi niyetine Allah-ü Ekber…” diyerek namazı başlatır. Ancak arka taraflardan cemaatin içinden başka bir rütbelinin sesi duyulur:

-Hoca Efendi, Hoca Efendi, o er olarak tanıttığın rahmetli er değil paşadır paşa! diye bağırır!
 
***
SİMİTÇİ
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
Mahkemeye çıkarılmak üzere cezaevinden alınan iki mahkûm, ring aracıyla adliyenin kapısına getirilince, mahkûmlar araçtan inerken kendilerini bekleyen kalabalığı görünce zafer işareti yaparlar.

Yoldan geçen simitçi, başındaki simit tablasıyla hızlı bir şekilde mahkûmlara doğru koşmaya başlar. Simitçiyi mahkûmlara yaklaştırmak istemeyen jandarmalar ile simitçi arasında yaşanan kısa süreli bir arbedenin ardından, simitçi olay mahallinden uzaklaştırılır. Bu durum kalabalıkta heyecan yaratır. 


Olanları öğrenmek isteyen birkaç kişi simitçinin yanına giderek neler olduğunu sorarlar. Simitçi:

Mahkûmların kendisine işaret ederek ikişer simit istediklerini, fakat jandarmaların kendisine zor kullanarak mahkûmlara simit vermesini engellediklerini anlatır…
 
***
 
AMCA HADİ SIVIŞALIM
 
Ufak bir çocuk apartman ziline basmaya çalışıyormuş.
 
Oradan geçen ihtiyar biri çocuğun boyunun zile yetişmediğini görünce yardım etmek istemiş.
 
-Evladım, hangi zile basmak istiyorsun? diye sorunca çocuk:
 
-İkinci zile amca! diye karşılık vermiş.İhtiyar zile bastıktan sonra çocuk:

 
-Amca hadi şimdi sıvışalım! demiş…
 
***
ÇIRLATMA!
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
Diyagarmuçlu Süleyman dede kan ter içinde hasta yatağında yatmaktadır. 
 
Oturdukları ev eski ve ahşap bir yapı olduğu için kapı her açılış ve kapanışta çır çır diye ses çıkarmaktadır. Dedenin 5 yaşındaki torunu Orhan, kapıya asılmış, sürekli açıp kapatıyordu. Kapınınher açılıp kapanışında çıkardığıçır, çır sesi Süleyman dedeyi rahatsız ediyordu.
 
Süleyman dede:
 
-Evladımçırlatma şu kapıyı. diye Orhan’ı uyardı.

 
Bereslikte (yaramazlık) nam salmış olan orhan, dedesini duymazlıktan gelip kapıyı ileri geri açıp kapamaya devam ediyordu.
 
Süleyman dede torununu defalarca uyardı ama torunu inadına kapıyı açıp kapamaya devam etti. Sonunda Süleyman dede zıvanadan çıkarak öfkeyle:
 
-Baban ağzına siçem Orhan, çırlatmaya devam et! diye bağırınca Orhan gayet sakin bir şekilde kapıyı bırakıp dedesinin karşısına geçip ellerini beline koyarak:

 
-Dede, dede, inat değil mi sen istediğin için artık çırlatmiyacam! diye karşılık verdi.
 
***
 
PEZEVENK!
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
 
“Pezevnek” kelimesinin dilimizde ağır karşılığı olmasına rağmen Azerice’de işadamı ve saygınlık ifadesi olarak kullanılmaktadır.
 
Bir gün Azerbaycan Başbakanı Haydar Aliyev, bizim Süleyman Demirel’i konuklarına tanıtırken:
 
“Türk Dünyasının gelmiş, geçmiş en büyük pezevengi Süleyman Demirel’dir.” deyince; bizim Sülo ne yapacağını bilemez bir durumda yer yarılmamış ki içine gire… Renkten renge girip kızarıp bozarırken bu ithamın altında kalmamak için:
 
“Sayın Aliyev, sizde az pezevenk değilsiniz!” diyerek karşılık vermiş.
 
***
 
ERO JANDARMEY AME TO BENE VOZDE BIREME!..
(Bir yaşanmışlık öyküsü)
 
Jandarma (x) köyüne Hasan adında aranan bir kişiyi yakalamak için baskın yapar.
 
Köyde karşılaştığı bir kişiye Hasan’ı sorar. O’da aranan kişi buradadır çağırayım der. Sakin ve doğal bir şekilde aranan kişiye Türkçe:
 
-LooooHaso, misafirlerin var acele gel! diye bağırır.
Ardından da bu kez Zazaca:
 
-EroJandarmeyameto bene vozdebıreme!..
 
Türkçesi: Ula kaç jandarma seni yakalamaya gelmiş uzaklaş!
 
Arkasından yine tekrar Türkçe:
 
Haso acele et misafirlerin var çabuk gel! diye bağırır.
 
***
DÜŞÜNCE SUÇLUSU
 
Adam her gün kafesiyle birlikte papağanını evde camın kenarına bırakarak işe gidermiş. Papağan da akşama kadar yoldan geçenleri izler, söylediklerini dinlermiş.
 
Bir gün gene papağan camın kenarında dururken aşağıda eylem yapan solcu gençler “Kahrolsun Faşizm” diye bağırıyorlarmış. Bir süre sonra sağcı gençler eylem yaparken papağan camdan, “Kahrolsun Faşizm” diye bağırmaya başlamış. Eylemciler evi taşlayıp, yakıp yıkmışlar.
 
Adam eve dönünce olanları komşularından öğrenmiş, papağana ayni şeyi bir daha yapmamasını söylemiş.
 
Bir sonraki gün solcular eylem yaparken papağan bu kez de sağcılardan duyduğu “Kahrolsun Komünistler” sloganını söylemeye başlamış. Bu sefer solcular evi taşlamışlar.
 
Adam eve döndüğü zaman bu sefer dayanamamış, kafesiyle birlikte papağanı kümese atmış. Kümeste tavuklar: - Ne oldu lanartiz? Bütün gün öyle camda durup etrafı dikiz etmeyi biliyordun, deyip nanik yapmışlar... .
 
Papağan:
-Hadi gidin işinize!... Ben sizin gibi burada adi suçlardan salakça yatmıyorum. Düşünce suçundan yatıyorum...diye karşılık vermiş…
 
***
BAŞKAN YAKALANDI
 
Amerika`da adamın biri işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer, trafik bir milimetre bile kıpırdamamaktadır. Bir süre sonra arabasının yan camına birisinin tıkladığını görür ve camını açar.
 
- Ne var, ne olmuş acaba?
 
- Teröristler Başkan’ı yakaladılar... Eğer bir milyar dolar verilmezse üstüne benzin döküp yakacaklarmış.
 
- Haa, şimdi anladım bu trafiğin sebebini...
 
- Ya işte onun için herkesten biraz yardım topluyoruz.
 
 - İnsanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?
 
- Yaklaşık olarak 5`er litre...

Bu makale 1916 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com