FATİH'İN DE FİLYASYON EKİBİ VE ASKIDA EKMEĞİ VARMIŞ...
Fikret   GÖKÇE
24.10.2020

 Meğer, 21 yaşında iken İstanbul’u fetheden, 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu’na son veren, bir devri kapatarak yeni bir devir açan Fatih Sultan MEHMET’in de cerrahlarıyla, tabipleriyle ve yara sarıcılarıyla filyasyon ve tedavi ekipleri varmış…

 
Meğer, O’da fakir-fukara aç kalmasın diye çare aramış, "askıda ekmek" gibi göstere göstere değil, ihtiyaç sahiplerini incitmeden,  kimse görmeden, hava karardıktan sonra, kapalı kaplar içinde evlerine yiyecek bırakılmasını emretmiş.
 
FATİH’İN VASİYETNAMESİ
“Ben ki, İstanbul Fatihi Abdu Aciz Fatih Sultan Mehmet, bizatihi alunterimle kazanmış olduğum, akçelerimle satın aldığım İstanbul’un Taşlık mevkiinde kain ve malum-u hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvacehesinde vakfı sahih eylerim. Şöyle ki; Bu gayri menkulatımdan elde olunacak nemalarla, İstanbul’un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim. Bunlar ki ellerindeki bir kap içerisinde kireç tozu ve kömür külü olduğu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Bu sokaklara tükürenlerin, tükürükleri üzerine bu tozu dökeler ki, yevmiye yirmişer akçe alsınlar.
(FATİH’İN FİLYASYON EKİBİ)
Ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 yara sarıcı tayin ve nasp eyledim. Bunlar ki, ayın belli günlerinde İstanbul’a çıkalar, bilaistisna her kapuyu vuralar ve o evde hasta olup  olmadığını soralar, var ise ve şifası orada mümkün ise, şifayab edeler. Değil ise, kendilerinden hiçbir karşılık beklemeksizin Darülaceze’ye kaldırarak orada salah bulduralar.
Maza Allah herhangi bir gıda maddesi buhranı da vaki olabilir. Böyle bir hal karşısında bırakmış olduğum 100 silah, ehli erbaba verile, bunlar ki hayvanatı vahşiyenin yumurtada ve yavruda olmadığı zamanlarda Balkanlara çıkıp avlanalar ki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar.
(FATİH’İN ASKIDA EKMEĞİ)
Ayrıca külliyemde bina ve inşa eylediğim imarethanede şehit ve şühedanın harimleri ve Medine-i İstanbul fukarası yemek yiyeler. Ancak yemek yemeye veya almaya bizatihi kendileri gelemeyenlerin yemekleri güneşin loş ve karanlığında ve kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde evlerine götürüle..."
 
Bilime, bilgiye, sanat ve sanatçıya çok önem veren Fatih, Osmanlı Türkçesi dışında Arapça, Farsça, İbranice, Keldanice, Slavca, İtalyanca, Yunanca ve Latince biliyordu. “Avni” mahlasıyla şiirler yazıyor, yabancı dillerden edebiyat, felsefe ve tarih çevirileri yapıyordu. İnsan suretleri (resimleri) ve heykelleri İslam’da yasaktır diyen yobazlara karşın, İtalyan ressam Gentile Bellini’ye portresini yaptırıyor, Ali Kuşcu’ya gözlemevi kurduruyordu. 
 
Sahip olduğu gayrimenkullerin gelirini halkın sağlığı, beslenmesi ve temizlik için vakfediyordu. 
 
Çoğu kayıt dışı 20 milyonu aşkın silahın magandaların ve yandaşların elinde olduğu iddia edildiği günümüzden 570 yıl önce, yaşanabilecek bir kıtlık durumunda ehli erbaba verdiği kendi kontrolundaki silahlarla av hayvanlarının yumurtlama ve yavrularına bakma durumları gözetilerek  avlanmalarını buyuruyordu.
 
Yaşadığımız süreçte ise, iktidarımız 20 milyon dolayındaki risk grubunda yer alan yurttaşımız için 1.5 milyon grip aşısını ancak temin edebiliyor, iktidar ortağı da yoksulluk ve fakirliğe "askıda ekmekle" çare arıyordu.

Bu makale 2452 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
Rasim YILMAZ
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com