DEMİREL
Fikret   GÖKÇE
19.06.2020

 Dün lakabı çoban olanlar bugün koyun oldu diyordu birileri.. Evet, Çoban Sülü’de, Morrison Süleyman’da, Barajlar Kralı’da dendi O’na.. Ama en çok BABA sözcüğü yakışıyor, en çok böyle anılıyordu.. 26 Ekim 2014 günü yine babalığını yaptı ve doğduğu köyde yüreğinde Atatürk, cumhuriyet ve vatan sevgisi olanları, bağımsızlık, özgürlük ve demokrasi  aşkı taşıyanları, S. Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin açılışında bir araya getirdi.

Cumhurbaşkanı olana kadar siyasi ve politik tarzı, uygulamaları ve yönetim biçimi ile biz sosyal demokratlara olan olumsuz tavırları ve bakışıyla farklı düşünen kitleleri birbirinden uzaklaştırıyordu. Cumhurbaşkanlığı sırasında bambaşka bir görünüm sergiledi. Halkını kucaklayan, ayrımcı olmayan, birlik ve bütünlüğü sağlamaya çalışan çabalarıyla halkın sevgisini kazandı.
“Bana en güzel Cumhuriyet Bayramı hediyesi verdiniz” dedi katılanlara. “Bu köyün yoksul bir ailesinin çocuğunun devletin zirvesine çıkabilmesi , tam 50 yıl ülkesine ve halkına hizmet edebilmesi Cumhuriyet sayesindedir” dedi. “Onun için Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ e minnet ve şükran borçluyuz, bu ebedidir, bunu her gün söylesek, O’nu her gün ansak yine de fazla bir şey yapmış olmayız” diye ekledi. 
90 yaşına rağmen güzel bir Türkçe ve uslupla süslediği konuşmasında hep Cumhuriyet, Atatürk, demokrasi, birlik ve beraberlik  vurgusu yaptı.  Sahip olduğumuz değerlerin önemine dikkat çekti.                                                                                      
Galiba 21 Ekim’di. Güniz Sokaktaki konuttan arıyorlardı. Telefondaki ses, “26 Ekim’de İslamköy’de Demokrasi ve Kalkınma Müzesi açılış törenine katılmak ister misiniz” diye soruyordu. “Onur duyarım” dedim. Tören programı saat 12.00’da başlayacaktı. Protokol için büyük bir kapalı çadır ile dışarıda ayrıca dev bir ekranın yer aldığı açık alan hazırlanmıştı. Ben 11.00 sularında içeri girdim . Çok geçmeden her yer doldu. Gelenler yer bulamıyor ayakta kalıyordu. Kalabalık arasında Antalya eski Valisi Ertuğrul Dokuzoğlu bana doğru bakıyor, işaretlerle bir şeyler anlatmaya, yanındakilere bir yer bulmaya çalışıyordu. Bize doğru yaklaştı.. Yanımdakilerin yardımıyla sıkışarak yer açtım. Gelenler İsmet Paşa’nın kızı Özden Toker ile Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü idi. 3 saat süren program boyunca birlikte oturduk ve Demirel ile siyasi yaşamları çakışan iki büyük insanı, İsmet Paşa ve Erdal Beyi rahmet ve saygı ile anan sohbetler yaptık. 
90’lı yılların ikinci yarısından başlayarak engelliler konusunda destek ve hizmeti olanlara teşekkür etmek amacıyla plaket takdim ediyorduk. Ben o dönemlerde  Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Teşkilat Başkanlığı  ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulunuyordum. Cumhurbaşkanımız Sayın Demirel engellileri çok önemsiyor ve  her yıl Sakatlar Haftasında camiamızı Çankaya Köşkü’nde kabul ediyor, devlet erkanının da katıldığı bir resepsiyon veriyordu. Başkanımız  rahmetli  A. Faruk Öztimur’la hazırladığımız ve ALTIN GÜL diye adlandırdığımız sapı kırık bir gül figürü şeklindeki plaketler, Yönetim Kurulumuzun belirlediği 25 kişi ve kuruluşa bizzat Cumhurbaşkanımız tarafından veriliyordu. Plaketin altındaki metin Sayın Demirel’in izniyle tarafımdan hazırlanmıştı ve “DEĞERLİ DESTEKLERİNİZ SADECE ÖZÜRLÜLERE DEĞİL, TÜM İNSANLIĞADIR. Süleyman DEMİREL, CUMHURBAŞKANI” ifadesini içeriyordu. 
2000 yılının 10 Mayıs günüydü ve bir hafta sonra Çankaya Köşkü’ne veda edecekti. Bizzat Cumhurbaşkanı’ndan Altın Gül alacaklar arasında İstanbul, İzmir ve Diyarbakır Valileri olan, Erol Çakır, Kemal Nehrozoğlu ve Nafiz Kayalı ile Ayvalık Belediye Başkanı Ahmet Tüfekçi’de bulunuyordu. Hükümet üyeleri, komutanlar, diğer davetliler ve bütün illerden gelen 400 dolayındaki engelli temsilcisi salonu hınca hınç doldurmuştu. Programı ben sunuyor ve yönetiyordum. Cumhurbaşkanı yerini aldıktan sonra önce Devlet Bakanı Hasan Gemici’yi sonra da Başbakan Merhum Bülent Ecevit’i kürsüye davet ettim. Konuşmaları bittikten sonra, “ O’na Sülü dediler, O’na barajlar kralı dediler, O’na baba dediler… Sayın Cumhurbaşkanım, bir hafta sonra Cumhuriyetimizle özdeş olan, Büyük Önderimiz Atatürk’ün bu kutsal mekanından ayrılacaksınız. Biz Türklerin geleneğidir, sılasından ayrılan bir sevdiğimizi arkasından su dökerek uğurlarız. Bu toplantıdan önce sizin yurdumuza kazandırdığınız barajlardan alacağım suları harmanlayarak bu geleneği burada sürdürmek istedim. Ama zemine zarar verir endişesi buna engel oldu. Yolunuz açık olsun, sular kadar aziz olun Sayın Cumhurbaşkanım” diyerek konuşmasını yapmak üzere O’nu kürsüye davet ettim. Ekte bulunan fotoğraf O’nun tam 27 dakika süren konuşmasına aittir.
Türk Halkı Cumhurbaşkanlığı döneminde O’nu çok sevdi. Devletin ve milletinin hep yanında oldu. Ayrımcılık yapmadı. Herkesi kucakladı. Halkın birlik ve beraberliği için insanüstü bir çaba harcadı. 17 Haziran 2015’te Hak’ka yürüdü. Nur içinde yat. Mekanın cennet olsun.
 
FİKRET GÖKÇE
KIBRIS GAZİSİ- MAK. MÜH.

Bu makale 4078 kez okundu.

Yazarın Diğer Yazıları
Bu Habere Yapılan Yorumlar ( 0 )
08Haber Yazarlar
Rasim YILMAZ
Sami ÖZÇELİK
www.08haber.com
Anasayfa - Künye - Foto Galeri - Rehber - Üyelik - Ziyaretçi Defteri - BizeYazın - İletişim - Webtv - 08 Röportaj - Haber Slayt - Güncel - Politika - Eğitim - Röportaj - Yaşam - Sağlık - Magazin - Spor - Kültür - Sanat - Çevre - Ekonomi - Teknoloji - 08Tv Canlı Yayın
Copyright © 2009 Tüm Hakları Saklıdır. [All Rights Reserved] 08 Radyo Televizyon Yayıncılık ve Organizasyon A.Ş.'ye aittir.
Dere Mah. Halitpaşa Cad. No:45/2 - ARTVıN - Telefon: (466) 212 68 56
E-Posta: radyo08@hotmail.com